🐕 Hava Embolisi Ne Kadar Sürede Belirti Verir

Elinizi biraz sola hareket ettirin, kalbinizin tam yeri budur. Yumruğunuzun büyüklüğü ile omurganın önünde ve ciğerlerinizin arasında yer alır. Kalbiniz göğüs kafesi ile göğsün içine sabitlenir. Kalbinizin tam konumunda ani bir baskı veya ağrı hissedebilirsiniz. Kalbe yakın diğer bölgelerde de ağrı yaşayabilirsiniz. Zatürree, enfeksiyonun neden olduğu akut bir zatürreedir. İlk tanı genellikle göğüs röntgeni ile konur. Nedenleri, semptomları, tedavisi, profilaksisi ve prognozu, enfeksiyonun bakteriyel, viral, fungal veya parazitik olmasına; devlet hastanesi, hastane veya bakım evinde; bağışıklık sistemi yetersiz bir hastada veya zayıf bir bağışıklık sisteminin arka planında gelişir. Akciğer iltihaplanması. Pnömoni, akciğerlerin enfeksiyonudur. Zatürree belirtileri şunları içerir: nefes almada güçlük - nefesiniz hızlı ve sığ olabilir ve dinlenirken bile nefessiz hissedebilirsiniz. hızlı kalp atışı (taşikardi) 38C (100.4F) veya üzeri yüksek sıcaklık (ateş) genellikle rahatsız hissetmek. EKGde sağ karıncık yüklenmesi ve konjestif kalp yetmezliğine ait değişiklikler gözlenir. Bu bozukluklar embolinin tipik belirtileridir. Akciğer filminde hava kaybı ve hilus (akciğer göbeği) gölgesinin çift ya da tek yanlı genişlediği gözlenir. Akciğer sintigrafisi ve anjiyografisi de tanıda önemli rol oynayan İki yöntemdir. Serum setinde hava. Hocam iyi gunler bugun tomografi cekilirken damar yolumdan ilac verildi kontrastli ancak serum setin havasi alinmamisti sanirim ilac verilirken sesini duydum cunku iv hava embolisi belirtileri ne kadar surede belli olur korkuyorum ne yapmaliyim 19 Şubat 2021. 0. Erkek üreme organı testis çift tabakalı zar biçiminde koruyucu bir kılıf ile sarılıdır. Bu iki tabaka arasında bir miktar sıvı bulunur. Hidrosel, testisleri çevreleyen kılıfların arasında normalden daha çok sıvı bulunması durumudur. Halk arasında torbaların şişmesi, su toplaması, su fıtığı Yağembolisi uzun kemik kırığı veya bir başka büyük travma sonrası, genellikle asemptomatik olarak akciğer parankimi ve dolaşımda yağ globüllerinin bulunması olarak tanımlanmakta. Yağ embolizmi sendromu ise yağ embolisi sonucu ortaya çıkan klinik belirti ve bulguları tanımlayan bir kavramdır. En sık uzun kemik ve Havaembolisi felce neden olabilir. Astımı veya başka bir akciğer hastalığı olan kişilerde akciğerlerinde bül olarak adlandırılan ince duvarlı hava cepleri olabilir. Bu cepler kişiler dışarı çıktığında hemen boşalmaz. Derin bir dalıştan sonra yüzeye geri döndüklerinde, bül içindeki hava genişleyebilir. Hastalarınbüyük bir kısmında 2-6 ay içinde belirti verir. Aktif genital lezyonların varlığında bulaşıcılık en yüksektir. Siğiller ortaya çıkıp tedavi edildikten sonra yeniden siğil çıkmadan geçen dönem ne kadar uzunsa bulaştırıcılık da o oranda azalmaktadır. ufSA. Oluşturulma Tarihi Haziran 22, 2019 2245"Tetanoz aşısı nedir?" sorusunun cevabı en fazla merak edilen konular arasında yer almaya devam ediyor. Ciddi bir hastalık olan ve önlem alınmadığı takdirde ciddi sonuçlar doğurabilen tetanoz, ülkemizde ve dünya genelinde aşı ile önlenebilmektedir. Sanıldığının aksinde yalnızca paslı demirlerden geçmeyen tetanoz, her yaştan ve topluluktan kişiler için risk oluşturuyor. Peki, Tetanoz aşısı ne zaman yapılır? Tetanoz aşısı kaç sene korur?Boyun ve çene kaslarında şiddetli kasılmalara neden olan tetanoz hastalığı, tedavi edilmediği takdirde hayati risk oluşturabiliyor. Tetanoza neden olan bakteri nemli ve ılık topraklarda, tozlarda ve gübrelerde yıllarca canlı kalabiliyor. Kişinin sağlığı açısından ciddi riskler oluşturan bu hastalık, zaman zaman internette merak edilip araştırılıyor. Peki, tetanoz nedir ve bulaşıcı mıdır? Tetanoz aşısı ne zaman yapılır?Tetanoz, bilindiğinin aksine sadece paslı demirden geçmez. Uzman bir hekim tarafından tanı ve tedavisi geciktirildiği zaman ölümcül sonuçlara neden olan bu hastalıkta, her yaş grubu risk altında bulunuyor. Yüzyıllardır var olan tetanozu aşılama ile engellemek mümkün. Dünya Sağlık Örgütünün 2002 yılında açıkladığı rapora göre, dünyada her yıl kişi bu haftalık nedeniyle hayatını kaybediyor. İşte, tetanoz ve tatanoz aşısı ile ilgili bazı NEDEN OLUR?Tetanoz; Clostridium tetani denilen bakteri tarafından oluşturulan bir enfeksiyondur. Doğada toz, toprak, gübre dahil her yerde bulunur. Sıklıkla kişinin boyun ve çene kaslarında şiddetli kasılmalara neden olduğu ve kişi ağzını açamadığı için Kazıklı Humma’ olarak ta BULAŞICI MI?Tetanoz kişiden kişiye bulaşmadığı için aşıyla önlenebilen diğer hastalıklardan farklıdır. Clostridium tetani, oksijensiz ortamda özellikle nemli ve ılık topraklarda, tozlarda ve gübrelerde yıllarca canlı kalabilen, insan ve hayvanların sindirim sistemlerinde de yaşayabilen bir kontamine objelerle tırnak, iğne, çivi gibi oluşmuş kesiklerden ya da toz, toprak, dışkı veya tükürükle kirlenmiş yaralardan, yanık ve kazalarda meydana gelen ölü dokulardan, yeni doğanlarda göbek kordonundan Sağlık Örgütünün 2002 yılında açıkladığı rapora göre tetanoz nedeniyle dünya genelinde her yıl ölüm olmaktadır. Vakaların çoğunun hijyenik doğum yapmayan kadınlar olduğu bildirilmiştir. Maternal Neonatal Tetanoz denilen bu durum, tetanoza karşı bağışıklanmamış kadınlara doğum sırasında mikrobun bulaşmasıyla BELİRTİLERİ NELERDİR?Tetanoz mikrobunun vücuda girmesinden sonra oluşturdukları toksinler belirtilere neden olur. Kuluçka süresi genellikle 3-21 gündür ortalama 10 gün. Yaranın tipine bağlı olarak bu süre 1 günden birkaç aya kadar değişebilir. Genellikle kısa kuluçka süresi ileri derecede kontamine yaralarda görülür ve hastalığın daha ciddi ve kötü prognozla seyredeceğinin işaretidir. En fazla görülen ilk belirti çene kaslarında spazmdır. Bundan başka; baş ağrısı, ani ve istemsiz kas kasılmaları en sık midede, bütün vücutta ağrılı kas sertliği, yutkunma sorunları, nöbetler, ateş ve terleme, yüksek kan basıncı ve kalp atışında hızlanma bağlı gelişebilen komplikasyonlar ise şunlardır Vokal kordlarda ses telleri kontrolsüz ve istemsiz spazm, kemik kırıkları, hastane enfeksiyonları, akciğer embolisi, solunum yollarındaki yabancı materyallere bağlı gelişen aspirasyon pnömonisi, ölümle sonuçlanması muhtemel solunum güçlüğü vakaların %10-20’si kaybedilir. Hastaneye yatırılmayan vakalarda ise ölüm % 100’ AŞISI NE ZAMAN YAPILMALI?Doktorlar, muayene ve bazı belirti ve bulgulara bakarak hastanın tanısını koyarlar. Tetanozu doğrulayacak laboratuvar testleri yoktur. Tetanoz tanı konur konmaz acil tıbbi müdahale gerektiren bir hastalıktır. Hasta hemen hastaneye yatırılır, insan tetanoz immünglobülini veya attan elde edilmiş antitoksin derhal başlanır. Tetanoz aşısı yapılır. Kasılmaları kontrol altına alacak ilaçlar, agresif yara bakımı ve antibiyotiklerle tedavi sürdürülür. Solunum sıkıntısı gelişmişse solunum cihazıyla hastayı desteklemek gerekir. Hastalığı geçirmiş birey bağışıklık kazanmaz. Bağışıklanmanın tek yolu TETANOZ AŞISITetanoz aşısı, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan rutin çocukluk çağı aşılama şemasında yer almaktadır. Çocukluk aşılamaları tam olarak yapılan erişkinlerde de tetanoz aşısı 10 yılda bir hatırlatma dozları şeklinde yapılmalıdır. Bir kişide laktoz intoleransı olduğu, genellikle laktoz ürün tüketmesi ardından bazı bulguların ortaya çıkmasıyla düşünülür. Laktoz intoleransı, kişinin laktoz barındıran besinleri yeme-içmesinin üstünden ortalama 30 dakika ile 2 saat kadar geçmesiyle belirtilerini gösterir. Görülen semptomların ciddiyet derecesi ise kişiye, tüketilmiş olan besin miktarına ve de mide içerisinde laktaz enziminin azlık-çokluk durumuna bağlı olarak değişmektedir. Ancak yine de bu bulgular, laktoz intoleransı var diyebilmek için her zaman yeterli değildir. Farklı koşullar mide rahatsızlıkları gibi bu belirtilerin ortaya çıkmasına neden olmuş cevabını faydalı buldunuz mu?00 Mezoterapi ile selülit tedavisi için en az 6-8 seans uygulama yapılmalı. Teşekkürler! Puanınız alındı, Arkadaşlarınıza da önerin! Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız! Sorry, only registred users can create playlists. Yorumlar Facebook Disqus Yorumlar Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın. Mezoterapiyle Selülit Tedavisi Ne Kadar Sürede Sonuç Verir? full izle haber internet son dakika ,Mezoterapiyle Selülit Tedavisi Ne Kadar Sürede Sonuç Verir? mynet video izle fragman dizi full film ,yerli Mezoterapiyle Selülit Tedavisi Ne Kadar Sürede Sonuç Verir? 1080 HD Klip video, facebook video indir,izlesene müzik AKCİĞER BAROTRAVMALARI HAVA BASINÇ TRAVMALARITANIMBelki kulak ya da sinüs barotravmaları kadar sık rastlanmasa da önemleri ve yarattığı tehlikeler açısından en önemli barotravmalar akciğerleri ilgilendirenlerdir. Diğer barotravmalarda olduğu gibi gaz alanların basınç/hacim etkileşimleri dalışta iniş ve çıkış dönemlerinde etkili olduğundan akciğer barotravmaları da iniş ve çıkış barotravmaları olarak ele fiziksel temelini Boyle Gaz Kanunu oluşturur. Bu kanun uyarınca sabit sıcaklık altında gazların hacimleri ile basınçları ters orantılıdır. Sualtında yaklaşık her 10 metrede basınç 1 atmosfer artar. Böylece dalış esnasında basınç artışı nedeniyle vücudun gaz içeren boşluklarının hacmi azalmalı; çıkış sırasında ise basınç azaldığından bu gaz boşlukları genişlemelidir. Sıvılar ve katılar basınç değişimlerinden etkilenmediğinden vücudun katı ve sıvı kısımlarında bir değişiklik bir deyimle dalış sırasında basıncın önemli oranda artmasına karşın vücut ufalmaz. a Akciğerin iniş barotravması Akciğer sıkışmasıAkciğerin iniş barotravması genellikle serbest dalışlarda ve nadir olarak görülür. Maske ve şnorkel ile yapılan bu dalışlarda derin bir soluk alınarak dalınmaya başlanır. Başlangıçta akciğerler içinde tutulan hava, dalınan derinlikteki basınca orantılı biçimde daralmaya başlar. Bunun rezidüel hacime kadar azalması ile dalış sınırına gelinmiş olur. Daha derine dalma girişimi akciğerlerin rezidüel hacmin altına sıkıştırılması sonucunu doğurur. Bu durum akciğer dokusunda hasarlara, ödeme ve alveol içinde kanamalara yol açar. Total akciğer kapasitesi 6 litre, rezidüel hacimi 1,5 litre olan normal bir kişinin dalabileceği derinlik; yani 30 metre civarındadır. Öyleyse insanların büyük bir çoğunluğu 30 m den derine bile genel kondüsyonları ile dalamazken soluk tutarak yapılan derin dalış rekorlarının -130 metreden daha derinlerde olması nasıl açıklanabilir? Herşeyden önce derin dalış rekortmenlerinin göreceli olarak daha yüksek total akciğer kapasitesine ve buna oranla daha düşük rezidüel hacime sahip oldukları bilinmektedir. Ayrıca su içinde immersiyon suya batma ve soluk tutarak yapılan dalışlarda göğüs boşluğu içindeki damarlarda kan göllenmesi gerçekleşir. Bu kan miktarı rezidüel hacimi karşılar. Böylece anatomik olarak yüksek total akciğer kapasitesine, düşük rezidüel hacime ve yüksek kan göllenme özelliğine sahip biri daha derinlere akciğeri sıkışmadan dalabilir. Ayrıca en büyük basınç/hacim değişimleri ilk metrelerde gerçekleşir. Derinlere daldıkça sınırın altına yapılacak inişler hacimce daha az sıkışmalara yol açacaktır. Teorik olarak dalış derinlik sınırına ulaşmadan da akciğer hasarı oluşturmak mümkün görülmektedir. Bu durum sualtında balık avlamak amacıyla uzun süre geçiren ve çıkışa yakın veya çıkış sırasında henüz dipteyken ağız kapalı zorlu inspirasyon soluk alma hareketi yapan dalgıçlarda görülen bir patolojidir. Göğüs boşluğu içindeki damarlarda kan basıncının göllenme nedeniyle artması ve zorlu inspirasyon ile alveol içi negatif basıncın artması sonucu alveol içine kanamalar oluşabilirAkciğer iniş barotravmasında göğüs ağrısı, solunum sıkıntısı, kanama çok ciddi olabilir. %100 oksijen solunumu, damar içinden sıvı verilmesi, şok tedavisi, aralıklı pozitif basınçlı solunum IPPV gerekebilir. Pozitif ekspirasyon soluk verme sonu basınçlı solunum PEEP hava embolisi tehlikesi nedeniyle sakıncalı olmakla birlikte uygulanmak zorunda Akciğerin çıkış barotravmasıTüplü dalışlarda dipte alınan basınçlı havanın türlü nedenlerle dışarıya verilmeden çıkılması sonucu oluşur. Dipte alınan hava çıkış sırasında genleşecek ve dışarı verilmediği taktirde akciğerin taşıyabileceğinden daha büyük hacimlere ulaşacaktır. Örneğin total akciğer kapasitesi 6 litre olan bir dalgıcın 30 metrede 4 ATA derin bir soluk aldığını varsayalım. Bu dalgıç soluk vermeden yüzeye 1 ATA geldiği taktirde akciğerlerdeki 6 litrelik bu hacim 4 katına yani 24 litreye kadar genişleyecektir. Bu durum akciğer doku bütünlüğünü bozarak çıkış barotravmasına yol açar. Çıkış barotravmaları sıklıkla serbest çıkış eğitimi verilen denizaltı personelinde görülür. Dalış eğitimi ve tekniklerinin değiştirilmesi çıkış barotravmalarının sıklığını azaltmıştır. Amatör dalıcılarda önceleri uygulanan serbest çıkış eğitimleri yerini kontrollü çıkış eğitimlerine; aynı regülatörden çimlenerek yapılan çıkış eğitimleri de ahtapot regülatör kullanımına değiştirildiğinden bu yana barotravma olgularında azalma görülmüştür. Ancak dalış ekipmanlarının gelişmesi ile giderek daha fazla sayıda insan dalabilmektedir. Önceki yıllarda yalnızca çok sağlıklı kimselerin yapabildiği dalış, artık her yaştan kişiler tarafından denenebilmektedir. Profesyonel dalgıçların aksine amatör dalıcıların sağlık kontrolü yaptırması zorunlu değildir. Hava hapsine yol açan her türlü tıkayıcı hastalık dalışa engeldir. Oysa bunların büyük çoğunluğu belirti vermediğinden sağlık kontrolü yapılmadıkça ortaya konamaz. KOAH, astma, akciğer parankiminde bül, kavern ve kistler, yapışıklıklar özellikle kronik enfeksiyonların ve sigara kullanımının sık olduğu ülkemiz açısından önem taşımaktadır. Dalış yaşamına başlamadan önce hiç olmazsa akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleri koruyucu hekimlik açısından mutlaka uygulanmalıdırSağlıklı amatörlerde çıkış barotravmasının nedeni sıklıkla paniktir. Dipte karşılaşılan anormal bir durumda dalıcı kontrolsüz bir durumda çıkış yapmakta ve bu sırada soluk vermeyi ihmal etmektedir. Tüp havasının teknik nedenlerle kesilmesi, ağırlığın düşürülmesi, yüzerlik dengeleyicinin BC şişirme düğmesinin takılı kalması yüzeye fırlama nedenleridir. İyi bir eğitim ve dalış malzemesinin düzenli aralarla bakımı bu tür olayları en aza indirecektir. Akciğer çıkış barotravması önemine göre dört değişik klinik formda görülebilirAlveol yırtılması Genleşen havanın hasara uğrattığı alveollerin miktarına bağlı olarak değişik düzeylerde solunum bozulması görülür. Soluk darlığı, öksürük, kanama ve morarma gibi belirti ve bulgular genellikle masum olmalarına rağmen geniş tutulmalarda ölüme kadar varabilir. %100 oksijen solunumu çoğu olgularda yeterli oksijenlenmeyi sağlayacaktır. Pozitif basınçlı solunum akciğer hasarını arttıracağından mutlaka gerekmedikçe uygulanmamalıdır. Hastalar akciğer grafisi, atardamar kan gazı ölçümleri ve kan tahlili değerlendirmeleri gibi gerekli araştırmaların yapılabilmesi için en kısa zamanda oksijen solunumu altında bir merkeze sevk veya subkutanciltaltı amfizemhava toplanması Alveol yırtılması sonucu ortaya çıkan hava kabarcıkları akciğer dokusuna, mediastinuma akciğerlerin arasında içinde kalbin de yer aldığı bölge ve hatta boyuna, subraklavikular bölgeye köprücük kemiği üstü kadar yayılabilir. Bu durumda mediastinal veya subkutan amfizemin derialtı hava kabarcıkları klinik görünümü ortaya çıkar. Genleşen havanın gevşek dokularda yayılımı daha da fazla olduğunda pnömoperikardiyum kalp zarının içinde hava ve hatta pnömoperitoneum karın zarında hava görülebilir. Tutulumun şiddeti oldukça değişkendir. Boyun bölgesinde rahatsızlık ve dolgunluk hissi, seste değişme, yutma güçlüğü, soluk darlığı, bayılma ve bilinç kaybı görülebilir. Radyolojik olarak mediastende, supraklavikular alanda hava saptanabilir. İlgili alanlarda derialtında çıtırtı, kalp seslerinde azalma, kalbin tutulmasıyla taşikardi nabzın hızlanması, hipotansiyon düşük kan basıncı bulunabilir. Tedavi hastalığın şiddetine göre belirlenir. Belirti vermeyen olgularda dinlenme yeterli gelebilirken orta dereceli olgularda hava kabarcıklarının yokedilmesi %100 oksijen solunumu ile hızlandırılabilir. Ağır olgularda basınç odası tedavisi hava kabarcıklarının hızla küçültülmesine ve atılmasına yardımcı Genleşen havanın hasara uğrattığı alveollerden çıkan hava, akciğeri saran iç zarın visseral plevra yırtılmasıyla zarlar arası boşluğa açılır. Çıkış sürdükçe bu bölgede genişleyen hava ciddi pnömotoraksa göğüs boşluğunda hava, kanamanın eşlik ettiği hallerde hemopnömotoraksa göğüs boşluğunda kan ve hava yol açar. Başlangıç anidir ve hızla şok gelişebilir. Tutulum sıklıkla tek taraflıdır. Çıkış barotravmasına bağlı pnömotoraksın klinik ve radyolojik görünümü genel pnömotoraks görünümünden farklı değildir. Hafif olgular yatak istirahati ve %100 oksijen solunumu ile tedavi edilebilir. Akciğerin %20’sinden fazlasının çökmesiyle birlikte olan olgularda sualtı drenajı gerekir. Diğer akciğer barotravması türlerinde olduğu gibi basınç odası içinde rekompresyon, belirti ve bulguların hızla ortadan kalkmasına yardımcı olur. Bu durumda çıkış sırasında pnömotoraksın yeniden gelişmesini engellemek için sualtı drenajının basınç odası içinde uygulanması gerekebilir. Hastanın transferi sırasında kara yoluyla irtifaya çıkma ya da kabin içi basıncı ayarlı olmayan bir uçakla nakil, ortam basıncının azalmasına ve göğüs boşluğu içindeki havanın genişleyerek durumun ağırlaşmasına neden olabilirHava embolisi Çıkış sırasında genleşen hava, alveollerin ve çevre damarların yırtılmasına yol açar. Havanın bu damarların içine girmesi ile ana dolaşımda hava embolileri oluşabilir. Böylece dalış pratiğinde en acil ve ölüm oranı en yüksek hastalık, akciğer çıkış barotravmasına bağlı hava embolisi, ortaya çıkar. Dalış sırasında havadan başka gaz karışımları kullanıldığında hava embolisi yerine “gaz embolisi” deyimi kullanılır. Akciğer toplardamarı aracılığıyla ana dolaşıma geçen hava kabarcıklarının özellikle beyin ve kalp damarlarında yol açtığı tıkanmalar ciddi sonuçlara yol açar. Çıkışın devam ettiği durumlarda bu kabarcıkların çapı da büyüyecektir. Beyin ve kalp dışında dalak, karaciğer, böbrekler ve diğer organlarda da hava embolileri görülebilir. Dalışa bağlı emboliler genellikle çok sayıda odağı tutar. Belirti ve bulgular tıkanan bölgelere, embolinin tıkadığı bölgenin büyüklüğüne bağlı olarak çok çeşitlidir. Özellikle merkezi sinir sistemine ait bulgular ve kalp bulguları kısa sürede ölümle sonlanabilir. Hava embolisi sualtı hekimliğinde en önemli acil hastalıktır. Olguların büyük çoğunluğu çıkıştan hemen sonra basınç odasına alınamadan kaybedilirler. Hava embolisinin ilaçla tedavisi dekompresyon hastalığında anlatılanla aynıdır. Hasta transferi ve basınç odası tedavisi de benzerlik gösterir. Ancak basınç odasında uygulanan tablolar daha uzun ve derin tedavi gerektirir. Van Allen’in 1929′da köpekler üzerinde yaptığı çalışmaya dayanarak ileri sürülen baş aşağı hasta transferi yararının olmayışı, dahası beyin ödemini arttırdığı için günümüzde terkedilmiştir. Ancak prensip olarak hastanın yatar pozisyonda tutulması önerilmektedir. Bu pozisyonda nitrojen atılımı da daha hızlıdır. Atardamar embolilerinde gerekli olmamakla birlikte toplardamar embolilerinde hasta sol yanına yatırılmalıdır. Akciğer çıkış barotravmasına bağlı hava embolisi ile merkezi sinir sistemi dekompresyon hastalığı belirti ve bulgularının benzer olması nedeniyle sık olarak karıştırılır. Ayırıcı tanıda ayrıntılı bir dalış hikayesi en büyük yararı sağlar. Dekompresyon hastalığı oluşması için belirli bir derinliğe, belirli bir süre dalınması gereklidir. 10 metreden daha sığa yapılan dalışlarda dekompresyon hastalığı görülmesi beklenmez. Oysa 1 metreden daha sığ derinlikte derin bir soluk alarak çıkış yapmak hava embolisi oluşması için yeterlidir. Hava embolisi olgularında genellikle kontrolsüz bir çıkış bulunur. Ancak bu ayrımı yapmak her zaman mümkün değildir. Çok yavaş yapılan bir çıkışa rağmen akciğerde hava hapsine yol açan bir lezyon nedeniyle hava embolisi gelişebileceği gibi, dekompresyon tablolarınca güvenli sayılabilecek dalışlarda bile dekompresyon hastalığı görülmesi mümkündür. Tutulum yeri de ayırıcı tanıya yardımcı olur. Dekompresyon hastalığı genellikle omuriliği, en sık da göğüs ve bel bölümlerini tutar. Böylece belirti ve bulgular daha çok her iki bacağın felci şeklinde görülür. Oysa hava embolisi sıklıkla beyini ilgilendirdiğinden kolların tutulumu ile beraber seyreder. Ancak tutulum yerinin kesin bir ayrım göstermediği bilinmelidir. Belirti ve bulguların ortaya çıkış zamanı ayırıcı tanı için sıklıkla kullanılmaktadır. Yüzeye geldikten sonra ilk 10 dakika içinde hava embolisi, daha sonra dekompresyon hastalığı ortaya çıkar şeklindeki yaklaşım bilimsel değildir. Henüz yüzeye gelmeden su içinde dekompresyon hastalığı gelişen çok sayıda olgumuz bulunmaktadır. Her iki hastalığın ilaç ve basınç odası tedavileri benzerdir. Ancak yeniden dalışa dönüş kararı açısından mutlaka ayırıcı tanı yapılmalıdır. İyi tedavi edilen bir dekompresyon hastası belirli kurallar içinde dalışa dönebilir. Oysa hava embolisi olguları sıklıkla altta yatan kolaylaştırıcı bir nedene sahiptir. Hava hapsine yol açan bu lezyonların saptanıp dalış yaşamının sona erdirilmesi önem taşımaktadır. Akciğer grafisi, tomografi, solunum fonksiyon testleri tedavi edilen her olguda mutlaka yapılmalı, dalışa dönüş açısından bir sualtı hekimine danışılmalıdır.

hava embolisi ne kadar sürede belirti verir