🐎 Ayrı Şehirlerde Çocuğu Görme Hakkı

İstanbul Ankara ve İzmir’de yaşanan trafik sorunu Türkiye’nin dev şirketlerinde çalışma saatlerinin de değişmesine neden oldu. Artık birçok şirket mesai saatlerini saatleri arasında değil, 07.30-16.30, 8.30–17.30 ve 07.45–16.45 olarak değiştiriyor. Birçok Avrupa ülkesinde yıllardır uygulanan 'esnek benartık ayrı şehirlerde doğru insan bulma yanılgısından bıktım gidem uyuyam. 11 Jan 2022 Ailemahkemesi kurulmayan bölgelerde aile hukukuna ilişkin davalar ve nafaka artırım davası asliye hukuk mahkemesinde açılır. Burada asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatını kazanarak yargılama yapacaktır. Bu davalarda yetkili mahkeme ise davalının yani ödemek zorunda olan kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. 1Amelie (2016) Amelie, 8.3 IMDb puanı ile listemizde birinci sırada yer alıyor. Gösterime girdiği tarihten günümüze kadar olan süreçte oldukça ses getiren filmler arasına girmeyi başaran film izleyicisini etkilemeyi başarmıştır. Beş ayrı dalda Oscar adayı olan Amelie, bir Fransız komedi filmi. Şehirlerdeköy ekmeği ilanları görüyorum. Köy ekmeğini ayrıcalık sayan şehirli insanlara bakınca da gülümsüyorum. Yerine büyük binalar dikilmesi için yakılmış ahşap evler SağlıkÇalışanları: Şehir Hastanelerinde Kreşler Olmalı Ankara Şehir Hastanesi Kovid-19 servisinde hemşire olarak görev yapan iki çocuk annesi Duygu Yavuz, AA muhabirine, Ekim 2020'de Kovid-19 testinin pozitif çıktığını, kronik karaciğer hastası 4 buçuk yaşındaki oğlunun bakımı sebebiyle eve gidip gelmek zorunda kaldığından virüsü oğluna da bulaştırdığını 14baronun ortak açıklamasında, İnsan Hakları Derneği'nin (İHD),Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki zırhlı araç çarpmalarına ilişkin 2019 yılında hazırlamış olduğu rapora göre; son 10 yılda 16'sı çocuk 36 kişi hayatını kaybetti, 85 Terapininamacı çocuğun daha az acı çekmesini sağlamak, travma ve fobileriyle baş etmesini(boşanma, hastalık, başarısızlık korkusu, istismar vb. durumlar için), hayata uyum sağlamasını kolaylaştırmaktır. Terapi sürecinde terapist çocuğu dinler ve anlaşılmış hissetmesini sağlayarak daha güvenli bir çerçeve oluşturur. Madde12 gereği, soru sormak ve yanıtını inatla beklemek de çocuğun hakkıdır. Hiçbir büyük “senin aklın ermez sus bakim!” diye çocuğun merakını kapatamaz. Çocuğun kendini ifade hakkı hürmetle saygıya tabidir. (Bu hak sanırım çok da önemsenmiyor. Bence bizim ülkede en çok ihlal edilen çocuk hakkı budur. 6m9brcP. Bir çocuk fiziksel ve duygusal gelişimini en güzel şekilde ailesinin içinde tamamlar. Çocuk ayrı ayrı hem annesinin hem de babasının ilgisine, sevgisine ve bakımına muhtaçtır. Çocuğun gözünde anne ile babanın fonksiyonları farklıdır. Biri diğerinin yerini tam olarak dolduramaz. Boşanma hiçbir çocuğun hiçbir zaman istemediği fakat sonuçlarına katlanmak zorunda olduğu bir durumdur. Boşanmayı çocuğun dünyasından onların gözleri ve duyguları ile inceleyecek olursak çocuğun bulunduğu pozisyonu daha net kavrayabiliriz. Çocuksu düşünceye göre çocuk dünyanın merkezinde kendini görür. Kendini dünyanın merkezinde görme çocuk düşüncesine göre evrensel bir durumdur. Bu nedenle çocuk boşanmadan dolayı kendini suçlu hisseder. Anne babası boşanan çocuk, o yaşta yaşayabileceği en zor tramvayı yaşar. Çünkü çocuk düşünüşüne göre çocuk önce anne babasına güvendikten sonra kendine güvenebilir ve özgüven geliştirebilir. Dolaysıyla onun dünyada en çok güvendiği iki kişi vardır annesi ve babası. Onlar birbirini terk ettiğine göre hayatta her şey olabilir. “Birbirlerini terk ettiklerine göre onu da terk ederler mi? Kendisine ne olacak? Ona kim bakacak? Ya da ebeveynlerine ne olacak?” Bu gibi sorunlar çocuğun kafasını inceden karıştırmaya başlar; duygusal dünyasını altüst eder. Zaten devamlı didişen bir anne baba ortamında yetişmek çocuk için oldukça zor bir durumdur. Çocuk kaç yaşında olursa olsun çevresinde olan biten duygu dünyasında depolanır. İşin en zor tarafı çocuğun bilişsel gelişim açısından 7 yaş altı çocuklar soyut düşünemediği için sıkıntılarını yetişkinler gibi sözel olarak ifade etme yetisine sahip değillerdir. İşte bu nedenle çocuk sıkıntılarını daha çok alt ıslatma, tırnak yeme, tikler, çalma ya da sık sık hastalanma vb. davranışlar olarak dışarıya yansıtır. Ayrıca çocuk depresyonu gelişebilir. Boşanma çocuktan saklanmayacak bir durumdur. Çocuğu korumak adına boşanmayı çocuktan saklamak bir çözüm değil aksine bir çözümsüzlüktür. Tam tersine çocuğa olan bitenleri gelişimsel düzeyine göre anlayabileceği basit cümlelerle açıklanmalıdır. Burada özellikle boşanmanın anne babayı ilgilendiren bir sorun olduğu kendisinin bu konuda hiçbir sorumluluğu olmadığı vurgulanmalı, çocuğa anne babasının onu çok sevdiği ve her zaman sevecekleri; ihtiyaçlarının karşılanacağı, anne babanın ikisinin de olduğu bir ortamda samimi bir dille anlatılmalıdır. Bu nokta samimiyetle halledildikten sonra ikinci merhale olarak anne babanın anlaşamadıkları ve birbirlerini fark etmeden incittiklerini, daha fazla incitmemek için boşanmalarının daha iyi olacağını ancak kendini ilgilendiren her konuda anne babanın birlikte hareket edeceklerini ve her zaman kendisinin yanında olacakları çocuğa vurgulanmalıdır. Ebeveynler çocuğa boşanacaklarını anlatırken boşanma kelimesini açık ve net kullandıktan sonra çocuğa üzüleceğini bildiklerini belirli bir süre bu duruma katlanması gerektiğini; ama boşanmada çocuğun hiçbir suçu ve sorumluluğu olmadığını söylerse hem çocuğa üzüntüsünü yaşama fırsatı verirler hem de çocuk üzüntüsünü içine atmaz ve gülmek gibi bazen hayatımızda üzüldüğümüzün de normal bir hayat olayı olduğunu deneyimleyerek öğrenme şansı vermiş olurlar. Boşanma ailenin dağılması ve ardından yeni bir düzenin kurulmasını gerektiren çok zor ve sancılı bir süreçtir. Çocuk için travmatik bir durumdur. Ancak boşanmada çocukta travma yapan şey boşanmanın kendisi değil ebeveynlerin bu krizi nasıl yönettikleridir. Ebeveynler en az travma ile çocuğun bu aşamayı atlatabilmesi için bazı şeyleri kesinlikle yapmalıdır. Bunlar 1-Eşler çocuğun yanında birbirlerini kötülememeli ve suçlamamalıdır. 2-Ebeveynler çocuğu taraf tutmaya zorlamamalıdır. Bu durum boşanma süreci ve sonrasında ebeveynlerin en çok içine düştükleri tuzaktır. Kendileri eşlerine çok kırgın ve kızgın olabilirler. Ancak çocuk her iki ebeveyni de eşit derecede sever. Çocuğun en çok nefret ettiği yapamayacağı ve asla yapmak istemeyeceği bir şey varsa o da anne ve babası arasında seçim yapmak zorunda bırakılması veya bunun ima edilmesidir. Çocuk bu yükü kaldıramaz ve bu yük altında ezilir. Unutmayın eşiniz çocuğunuz için dünyada en önemli kişidir. Boşanma sürecinde ve sonrasında ebeveynler kendi canlarının yandığı bir noktada bireyselliklerini kaybedip tepkisel davranarak çocuğu kendi tarafına çekmek isterler. 3-Boşanma sonrasında çocuk babasına benzemek ya da annesi gibi olmakla asla suçlanmamalıdır. 4-Boşanma krizi esnasında çocuğun fiziksel, duygusal ve sosyal bakımı ihmal edilmemelidir. 5-Boşanma sonrasında çocuk bir annenin evine sonra babanın evine çanta gibi oradan oraya taşınmamalıdır. Ebeveynlerinden birinin evi çocuğun asıl evi adledilmeli diğer ebeveyn düzenli aralıklarla çocuğu görmelidir. Son yıllarda büyük şehirlerde varlıklı ailelerin çocuğun psiko sosyal gelişimi için hiç de sağlıklı olmayan bir yöntem tutturdukları gözlenmektedir. Çocuğa bir ev almak ve dönüşümlü olarak ebeveynlerden birinin çocuğun yanında kalması. Çocuk ebeveynlerinin bakımına ve gözetimine muhtaçtır. Çocuğun evi olmaz. Ebeveynin evi olur. Çocuk orada kalır. Bu durum çocuğun kafasında kargaşaya neden olur. Annesi ve babasının boşanması nedeniyle zaten çocuğun ayağının altındaki zemin sallanmaktır. Her an yalnız kalabileceğini ya da burada terk edilebileceğini düşünebilir. 6-Çocuğun hayatında nelerin değişip nelerin değişmeyeceği açık ve net bir şekilde çocuğa anlatılmalıdır. 7-Çocuğa diğer zamanlarda nasıl yaklaşılıyorsa boşanma esnasında ve sonrasında da aynı psiko pedegojik yaklaşımla yaklaşılmalıdır. Çocuğa makul ve net sınırlar çizilmelidir. Unutulmamalıdır ki sınırsızlık ve kuralsızlık çocuğu tedirgin eder ve güvenini sarsar. Her çocuğun annesinin ve babasının sınırlar koyarak onu yönlendirmesine ihtiyacı vardır. 8-Çocuk asla annesine ve babasına yollanmakla tehdit edilmemelidir. 9-Mümkün olduğu kadar çocuğa ailenin mutlu günleri ve var olan iyi aile hikayeleri anlatılmalıdır. 10-Çocuk ebeveynlerden birinin yanına gittiğinde diğer ebeveyn ötekinin ne yaptığı konusunda çocuğu sorgulamamalıdır. 11-Ebeveynlerden biri çocuğa asla annen ya da baban seni sevmiyor dememelidir. Bu çocuğun ruhunu yaralar. 12-Ebeveynler eşinden öç almak amacıyla çocuğu kullanmamalıdır. Boşanma süreci ve sonrasında ebeveynlerin en çok yaptığı hatalardan biri budur. Boşanmada ilişki duygusu kötü bir şekilde bittiğinden ne yazık ki evlilikte halledilemeyen problemler bu sefer çocuk üzerinden devam ettiriliyor. Bu durum çocuğun dayanamayacağı kadar ağır bir yüktür. Bu nedenle eğer boşanmak kaçınılmaz hale gelmiş ise çift boşanmadan önce bir aile terapistine gitmeli ve yardım almalıdır. Yani birbirlerine gönül rahatlığı ile güle güle deyip bir misafiri kapıdan uğurlar gibi rahatça uğurlayacak duygu tonuna gelmelidirler. 13-Çiftler birbirinden boşansalar da çocuk ebeveynlerinden hiçbir zaman boşanamaz. Ebeveynler bu durumu göz önünde bulundurarak boşanma süreci ve sonrasındaki davranışlarında çocuğun bundan beş yıl on yıl sonrasındaki sosyal uyumunu göz önüne getirerek hareket etmelidirler. 14-Şurası unutulmamalıdır ki çocukla ne kadar zaman geçirdiğimiz değil nasıl zaman geçirdiğimiz önemlidir. Bu nedenle ebeveyn çocukla geçirdiği zamanda gayet samimi ve içten olmalıdır. Aksi durumun faydası yoktur. Çocuk bunu sezer ve kendini kötü hisseder. 15-Unulmamalıdır ki boşanmanın kendisi değil boşanma sürecinin ve boşanma sonrası sürecin her bir ebeveyn tarafından nasıl yönetildiği asıl çocuğu etkileyen şeydir. alıntı Fin yasaları gereğince ilköğretim çocuklar için zorunlu olduğundan, Finlandiya'da bütün çocuklar okula gider. Öğretmenler, yüksek akademik eğitime sahiptir ve eğitim kalitesi bütün okullarda üst başlamakİngilizce okullar ve farklı dillerde diğer eğitimlerFarklı okullarOkul günü ve okumakGöçmenler ve temel öğrenimEv ve okul arasında mesajlaşmaVeli akşamlarıOkumakta destek ve onuncu sınıfÇocuklar ve gençler ilköğrenimlerini genellikle ilkokullarda alırlar. Çocuk genellikle, yedi yaşını doldurduğu sene ilkokula başlar. İlkokul genellikle 9 sene sürer. İlköğretim herkes için başlamakAnne baba çocuğunu okula yazdırır. Belediye yılın başında evlere öğretim yükümlüğü bildirisini oppivelvollisuusilmoitus gönderir. Bu bildiride çocuğun yakın okulu lähikoulu belirtilmiştir. Yakın okul genelde çocuğun evine en yakın olan okuldur. Ebeveyn çocuğuna yakın okuldan başka bir okul da seçebilir. Yine de, her zaman başka bir okulda yer bulma olanağına sahip olunamayabilimektedir. Okul kaydını, çocuğunuzun yakın okulunda yapabilirsiniz. Bazı ilçelerde kaydı internette de yapabilirsiniz. Kayıt zamanı yıl başında, genellikle ocak ayındadır. İngilizce okullar ve farklı dillerde diğer eğitimlerEn büyük şehirlerde uluslararası okullar ve öğretim dili İngilizce olan okullar mevcuttur. Helsinki’de aynı zamanda öğretim dilinin Almanca, Fransızca veya Rusça olan okullar da mevcuttur. Bu okullarla ilgili bilgilere genellikle belediyelerin kendi internet sayfalarından bulabilirsiniz. Farklı okullarÇocuk, belli bir konuda uzmanlaşmış bir okula da gidebilir. Bu tür okullar, özel okullar olabilir. Okul, örneğin aşağıdaki konular üzerinde uzmanlaşabilir. Resim sanatları Müzik Beden eğitimi Özel pedagoji örneğin Steiner pedagoji Okul günü ve okumakOkul eylülde başlar ve mayısın sonunda ya da haziranın başlangıcında biter. Haziran ve temmuz, yaz tatili aylarıdır. Okul günlerinin uzunluğu sınıftan sınıfa değişir. İlkokulda günler ortaokuldan daha kısadır. Dersler genelde 45 dakika sürer. Bir haftada yaklaşık 20 ders vardır. Çocuklar okulda bir öğün sıcak yemek yer. Bu ücretsizdir. Çocuğunuzun bir özel diyeti varsa, bunu öğretmene söyleyin. Çocuklar temel öğrenimde birçok mecburi konu okuyor. İlkokulun son sınıflarında ve ortaokulda gönüllü konular da seçebilirler. Herkes okulda kendi dini veya dünya görüşü hakkında öğretim alabilir. İlçede belli bir dinden en az üç çocuk oturuyorsa ilçe din öğretimini düzenlemelidir. Bazı okullarda örneğin müzikte veya resim sanatlarında yetenekli olan öğrenciler için ayrı sınıflar var. Genelde bu sınıflara ayrıca başvuru yapmak gerekir. Göçmenler ve temel öğrenimÇocuk ya da genç, Fince ya da İsveççe dili ve başka dersleri kapsayan, temel eğitime hazırlık eğitimi alabilir. Hazırlık eğitimi, daha temel eğitim gruplarında öğrenim görmeye hazır olmayan bütün göçmen çocuklarına açıktır. Hazırlık eğitimi genelde bir sene sürer. Öğrenci, hazırlık eğitiminden sonra normal sınıfa devam eder. Çocuğun anadili Fince veya İsveççeden başka bir dilse, ilçe çocuğun kendi anadili öğretimini düzenleyebilir. O zaman çocuk Fince veya İsveççeyi ikinci dil yani S2-dil S2-kieli olarak da okuyabilir. Öğrencinin Fince ya da İsveççe dili, anadili seviyesinde değilse, öğrenci Fince’yi ya da İsveççe ikinci dili olarak okur. Yetişkinler liseleri, kendi ülkesinden almış olduğu bir ilköğretim okulu diploması olmayan yetişkin göçmenlere temel eğitim düzenler. Bu konuda daha çok bilgiyi, kendi belediyenizin danışma servislerinden ya da en yakın yetişkinler lisesinden sorunuz. Yetişkinler için olan liselerin iletişim bilgilerini, internet arama motorları aracılığıyla arayabilirsiniz. Ev ve okul arasında mesajlaşmaBirçok belediyedeki okullar önemli konularda haber vermek için çevrimiçi Wilma hizmetini kullanmaktadır. Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir. Wilma aracılığı ile çocuğun öğretmenleri ile iletişim kurabilir, çocuğun dersleri, sınavları ve devamsızlıkları hakkında ve de okulun etkinlikleri ve tatiller hakkında bilgi edinebilirsiniz. Örneğin çocuğunuz hasta olduğu için okula gidemeyecekse bunu o sabah Wilma aracılığı ile bildirin. Wilma’yı düzenli olarak takip etmek önemlidir. Wilma’nın nasıl kullanılacağı hakkında yardıma ihtiyacınız varsa, okula danışın. Kerava şehri, Wilma’nın kullanımı hakkında değişik dillerde talimatlar yayınlamıştır. Wilma’nın, farklı şehirlerde farklı adresler ile açıldığını unutmayın. Veli akşamlarıFinlandiya'da okullar, öğrencilerin aileleri için ortak veli akşamları düzenlemektedir. Bu akşamlar bütün velilere yöneliktir. Veli akşamlarında çocuğunuzun okulu, öğretmenleri ve diğer velilerle tanışabilirsiniz. Ayrıca çocuğunuzun eğitim-öğretimiyle ilgili konularda ve okulda neler olduğu hakkında bilgi alabilirsiniz. Çocuğunuzun eğitim-öğretimi hakkında ne kadar bilgi sahibi olursanız, çocuğunuza daha iyi yardım edebilir ve daha iyi destek destek ve onuncu sınıfTemel öğrenim öğrencileri okumada destek alıyor. Öğrenci danışmanları, öğrencilere farklı okuma göreneklerinden ve devam eğitimden söz ediyor. Meslek rehberliği de veriyorlar. Öğrenim psikologları ve öğrenci danışmanları sorun durumlarında yardım ediyorlar. Öğretmen çocuğa kısa bir zaman destek öğretim verebilir. Çocuğun öğrenmekte veya konsantre olmakta zorluğu varsa ona özel öğretim verilir. Özel öğretimde gruplar normal sınıflardan daha küçüktür Öğretmenler anne babaya devamlı temas kurar. Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar. Birçok okul, anne baba ile internet ağı hizmetleri aracılığıyla temas kurar. Okullarda ek öğretim de olabilir. Buna onuncu sınıf kymppiluokka denilir. Onuncu sınıfta öğrenciler notlarını yükseltebilir ve hangi öğrenim alanına ilgi duyduklarını düşünebilirler. Onuncu sınıfa temel öğrenimi bitiriş karnesini aldıktan sonra başvurabilirsiniz. Onuncu sınıf genelde bir yıl sürer. HAKKIMDA SON YAZILARIM Avukat Yasin GİRGİN, 1977 Ankara doğumludur. 1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirmiş ve sonrasında 2 yıl boyunca Özel Hukuk Master programına devam yılları arasında yaptığı hakimlik dönemi dışında 13 Kasım 2000'den bu yana serbest avukatlık faaliyetini icra kitabı ve çok sayıda makalesi bulunan GİRGİN'in 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanmıştır. GİRGİN, halen okur sorularını cevapladığı köşe yazılarını kaleme 483 9313 numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz. Boşanmalarda babanın çocuğu görme süreleri belirlenirken en önemli kriterlerin başında çocuğun yaşı gelmektedir. Boşanma davalarında davanın açılması ile çocuğun hangi ebeveynin yanında kalacağı ile ilgili bir karar verilir. Bu karar ile verilen velayete geçici velayet adı verilir. Geçici velayet kararı mahkemece SİR raporu alınması, tanıkların dinlenilmesi gibi delillerin toplanmasına kadar çocuğun velayetinin muallakta kalmaması için davanın açılması ile alınmaktadır. Bu geçici velayet kararı dosyaların hemen tamamında ilk başta anne lehine kurulmaktadır. Geçici velayet kararının baba lehine kurulduğu uygulamada çok ama çok az görülmektedir. Geçici velayetten sonra normal şartlarda velayetin bırakılmadığı diğer ebeveyn lehine de çocukla görüş günlerini tespit edecek bir kişisel ilişki kararı kurulmalıdır. Ancak bu karar çoğunlukla kurulmamakta ve kurulması diğer ebeveynin babanın talebine bırakılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki ele aldığım davaların önemli bir kısmında hem geçici velayetin bırakıldığı taraf hem de diğer tarafla çocuk arasındaki kişisel ilişki süresi olayın özelliğine uymamakta, çocuğun yararı sağlanamamaktadır. Oysa, hem velayetin bırakılacağı ebeveynin tayin edilmesinde, hem nafaka miktarının belirlenmesinde hem de diğer ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişki süresinde önemli olan çocuğun yararının gözetilmesidir. Çocuk hangi ebeveyn tarafından bakıldığında daha iyi olacaksa o tarafta kalmalıdır. Boşanmalarda babanın çocuğu görme süreleri belirlenirken yukarıda da değindiğim gibi ilk ve en önemli kriter çocuğun yaşıdır. Dr. Richard Ferber’in Solve Your Child’s Sleep Problem Çocuğunuzun Uyku Sorununun Çözümü isimli kitabında yer alan yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere 1 haftalık bebeğin günlük 16,5 saat kadar uykuya ihtiyacı varken 6 yaşındaki bir çocuğun 11 saate yakın uykuya ihtiyacı bulunmaktadır. Bebekler ilk 1 ay sadece beslenir ve uyurlar. Uyumanın yanında bebeklerin beslenmesi de ilk 6 ay için anne sütü ile bu yetmediği takdirde takviye gıdalarla yerine getirilmelidir. Beslenme de gün ve gece boyu sürmekte sık aralıklarla yapılmaktadır. Yenidoğan emzirme sıklığı günde 8-12 kez olabilir ve öğünlerin arası 6-8 hafta sonra açılmaya başlayabilir. Emzirme aralarının 3 saati geçmemesi önemlidir. Bu nedenle yenidoğan bebekler ile babanın kişisel ilişki süresi 1 bir saati aşmamalıdır. Kanaatimce, bu süre babanın talebine göre haftanın bir kaç günü olacak şekilde kurulabilir. Bir aylık gelişimini tamamlayan bebeğini günde 7-8 kez emzirilmesi yeterli olur. Emzirme sayısı 3. ayın sonuna kadar biraz azalır, günde 5-6’ya iner. Üçüncü aydan 6. ayın sonuna kadar da emzirme sayısı 4-5 olacak şekilde devam eder. Altıncı ay tamamlandığında da ek gıdaya geçiş süreci başlar. Emzirme sayısı 3-4’e iner, diğer öğünler ek gıda ile desteklenir. doldurmuş bebek ile babanın kişisel ilişki süresi bu nedenle artırılabilir. Uygulamada 2 saat – 4 saat arasında haftada 1 gün kişisel ilişki kurulduğu görülmektedir. Kanaatimce haftada birkaç gün birkaç= 1’den fazla 4’ten az anlamına gelir kişisel ilişki kurma hakkı babaya tanınmalıdır. Bebeklerde 0-3 yaş arasında kişisel ilişki baba ile yatılı olacak şekilde kurulmamalıdır. 0-3 yaşın tamamlanmasından sonra, yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulabilir. Bu durumdaki kişisel ilişki süresi ise babalık duygusunu tatmin edecek düzeyde olmalıdır. Uygulamada genellikle iki haftada 1 gün Cumartesi sabah 10’dan Pazar akşamı saat 16’ya kadar kişisel ilişki kurulabildiği görülmektedir. Bence 3-6 yaş arasındaki çocuklarda iki haftada 1 yerine haftada 1 gün 1000- 1800 saatleri arasındaki bir kişisel ilişki daha uygun olmaktadır. Kişisel ilişki süresi, her çocuğun uyku düzeninin birbirinden farklı olması gibi, her ana-babaya ve çocuğa göre uyarlanabilmelidir. Ana-babanın çalışma saatleri, çocuğun okula gidip gitmediği, oturdukları yerlerin birbirine uzaklığı, ekonomik imkanları, çocuğun bakımına yardımcı olabilecek kişilerin varlığı gözönüne alınarak kişisel ilişki süresi belirlenmelidir. Boşanmalarda babanın çocuğu görme süreleri belirlenirken özellikle okula giden çocuklarda 1 hafta baba ile diğer hafta ise anne ile vakit geçirebilmesine imkan tanınmaya çalışılmaktadır. Her hafta babanın çocuklarla vakit geçirebilmesi imkanı tanındığında anne ile çocuğun haftasonu bir plan yapması engellenmiş olmaktadır, bu nedenle iki haftada bir gece yatılı kalacak şekilde kişisel ilişki kurma süresi belirlenmektedir. Lütfen Bu konudaki sizin görüşlerinizi, yazıda değinilmemiş noktaları, kalıcı olması için lütfen yorumlara yazın. Hem anne hem de babanın bu konudaki tecrübelerini paylaşmasına ihtiyacımız var. Boşanma sonrası merak edilen konulardan biri de velayet ve kişisel ilişki kurulmasıdır. Çocuğun anne ve babasıyla olan bağlarının kopmaması ve boşanmadan en az biçimde etkilenmesi için iki tarafla da yeterli şekilde görüşmeli ve sağlıklı bir ilişki kurmalıdır. Velayeti kendisinde olmayan tarafla da kişisel ilişki kararıyla bu iletişim ilişki, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuğun ana baba ile iletişim kurmasını, görüşmesini ve belirli süre kalmasını içeren karşılıklı haklardır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere kişisel ilişki kurmaya anne ya da baba ile kalmak da 2. Hukuk Dairesinin tarihli 2014/3223 E. 2014/14005 K. sayılı kararında“Velayetleri babaya bırakılan müşterek çocuklar 2002 doğumlu ve 2006 doğumluile anne arasında kurulan kişisel ilişki süresi, annelik duygularını tatmin etmeye yeterli değildir. Küçüklerle anne-baba arasında düzenlenen kişisel ilişkilerde, çocuğun üstün yararı yanında, anne ve babalık duygularının tatmin edilmesi de dikkate alınmalıdır. O halde; müşterek çocuklarla anne arasında çocuğun yatıya kalacağı şekilde kurulacak kişisel ilişki; küçüklerin güven duygusunun ve anne sevgisinin gelişmesi bakımından onların üstün yararının gereği olduğu gibi; annelik duygusunun tatminini de sağlayacaktır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece, küçükler ile anne arasında, yatılı olacak şekilde kişisel ilişki düzenlemesi yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir HUMK md. 438/7.” çocuğun anne ya da baba yatılı olarak kişisel ilişki kurabilmesi için bakım ve şefkate ihtiyaç duyup duymadığı da önem arz etmektedir. Annesinin bakım ve şefkatine ihtiyaç duymayan çocuk yatılı olarak anne yada babasıyla 2. Hukuk Dairesinin tarihli 2014/15268 E. 2014/16882 K. sayılı ilamı“1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Çocukla ana veya baba arasında düzenli kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, düzenli kişisel ilişki elde etme ve sürdürme ana veya baba için de bir haktır. Kişisel ilişki tesisinden beklenen amaç çocukla ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır. Bu bakımdan kişisel ilişki tesis edilirken çocuğun bedeni, fikri ve ruhsal gelişimi esas alınarak amacı gerçekleştirici bir düzenleme yapılmalıdır. Bu da çocuğun menfaatine aykırı düşmedikçe, çocukla diğer taraf arasında yatılı olarak kişisel ilişki kurulmasını gerektirir. Bu bakımdan velayeti anneye bırakılan çocukla baba arasında kişisel ilişki tesis edilirken haklı ve geçerli bir sebep yoksa çocuk babası yanında yatılı kalacak şekilde bir düzenleme öngörülmelidir. Bu hususu gözetmeyen yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı ise de; sözü edilen bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektirmiştir. anne şefkat ve bakımına muhtaç ise kişisel ilişki de ona göre 2. Hukuk Dairesinin tarihli 2014/2756 E. 2014/13053 K. sayılı kararında“Velayeti davacı anneye bırakılan müşterek çocuk doğumlu olup, karar tarihinde henüz bir yaşını doldurmamıştır. Fiziki olarak annenin bakımına muhtaç ve ona bağımlı durumdadır. Bu yaştaki çocuğun davalı ile kararda gösterilen sürelerde kişisel ilişki, kişisel bakımını ve fiziki gelişimini engeller. Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun, sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınmalıdır. Çocuğun yaşı ve fiziki olarak anneye bağımlı olduğu ve özerk davranışlarının henüz oluşmadığı dikkate alındığında öngörülen kişisel ilişki çocuğun menfaatine uygun bulunmamıştır. Daha uygun sürelerle kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.” denilerek bu konuya vurgu kararlarının tam metni aşağıda verilmiştir YARGITAY2. HUKUK DAİRESİE. 2014/3223K. 2014/14005T. arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın tarafından; velayet düzenlemesi, şahsi ilişkinin süresi ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadın'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Velayetleri babaya bırakılan müşterek çocuklar 2002 doğumlu ve 2006 doğumluile anne arasında kurulan kişisel ilişki süresi, annelik duygularını tatmin etmeye yeterli değildir. Küçüklerle anne-baba arasında düzenlenen kişisel ilişkilerde, çocuğun üstün yararı yanında, anne ve babalık duygularının tatmin edilmesi de dikkate alınmalıdır. O halde; müşterek çocuklarla anne arasında çocuğun yatıya kalacağı şekilde kurulacak kişisel ilişki; küçüklerin güven duygusunun ve anne sevgisinin gelişmesi bakımından onların üstün yararının gereği olduğu gibi; annelik duygusunun tatminini de sağlayacaktır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece, küçükler ile anne arasında, yatılı olacak şekilde kişisel ilişki düzenlemesi yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir HUMK md. 438/7. SONUÇTemyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple gerekçeli kararın hüküm fıkrasından 4. bendinin tamamen çıkarılmasına, yerine "Velayet hakkı davacı babaya verilen müşterek çocuklar ile davalı anne arasında her ayın 1. ve 3. haftası Cumartesi günü saat 1000 ile Pazar günü saat 1800 arasında, dini bayramların 2. günü saat 1000 ile 1800 arasında, her yılın Temmuz ayının 1. günü saat 1000’dan 15. günü saat 1800’ye kadar kişisel ilişki kurulmasına" cümlesinin eklenerek kararın bu bölümünün düzeltilerek, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar Prş. YARGITAY2. HUKUK DAİRESİE. 2014/15268K. 2014/16882T. Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ BoşanmaTaraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Çocukla ana veya baba arasında düzenli kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, düzenli kişisel ilişki elde etme ve sürdürme ana veya baba için de bir haktır. Kişisel ilişki tesisinden beklenen amaç çocukla ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır. Bu bakımdan kişisel ilişki tesis edilirken çocuğun bedeni, fikri ve ruhsal gelişimi esas alınarak amacı gerçekleştirici bir düzenleme yapılmalıdır. Bu da çocuğun menfaatine aykırı düşmedikçe, çocukla diğer taraf arasında yatılı olarak kişisel ilişki kurulmasını gerektirir. Bu bakımdan velayeti anneye bırakılan çocukla baba arasında kişisel ilişki tesis edilirken haklı ve geçerli bir sebep yoksa çocuk babası yanında yatılı kalacak şekilde bir düzenleme öngörülmelidir. Bu hususu gözetmeyen yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı ise de; sözü edilen bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektirmiştir. SONUÇTemyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple gerekçeli kararın hüküm fıkrasından üçüncü bendin tamamen çıkarılmasına, yerine 3. bent olarak “Davalı baba ile tarafların müşterek çocuğu Ilgın arasında her ayın birinci ve üçüncü hafta sonları Cumartesi günü saat Pazar günü saat kadar ve dini bayramların ikinci günleri saat takip eden üçüncü günü saat kadar ve her yıl Temmuz ayının saat dan saat kadar davalı babaya verilmek suretiyle kişisel ilişki tesisine" cümlesinin yazılmasına, hükmün bu bölümünün düzeltilmiş şekliyle, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda gösterilen sebeble ONANMASINA, istek halinde temiyz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar Çar. YARGITAY2. HUKUK DAİRESİE. 2014/2756K. 2014/13053T. arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın tarafından; velayet düzenlemesi, şahsi ilişkinin süresi ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadın'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Velayetleri babaya bırakılan müşterek çocuklar 2002 doğumlu ve 2006 doğumluile anne arasında kurulan kişisel ilişki süresi, annelik duygularını tatmin etmeye yeterli değildir. Küçüklerle anne-baba arasında düzenlenen kişisel ilişkilerde, çocuğun üstün yararı yanında, anne ve babalık duygularının tatmin edilmesi de dikkate alınmalıdır. O halde; müşterek çocuklarla anne arasında çocuğun yatıya kalacağı şekilde kurulacak kişisel ilişki; küçüklerin güven duygusunun ve anne sevgisinin gelişmesi bakımından onların üstün yararının gereği olduğu gibi; annelik duygusunun tatminini de sağlayacaktır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece, küçükler ile anne arasında, yatılı olacak şekilde kişisel ilişki düzenlemesi yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir HUMK md. 438/7. SONUÇ Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple gerekçeli kararın hüküm fıkrasından 4. bendinin tamamen çıkarılmasına, yerine "Velayet hakkı davacı babaya verilen müşterek çocuklar ile davalı anne arasında her ayın 1. ve 3. haftası Cumartesi günü saat 1000 ile Pazar günü saat 1800 arasında, dini bayramların 2. günü saat 1000 ile 1800 arasında, her yılın Temmuz ayının 1. günü saat 1000’dan 15. günü saat 1800’ye kadar kişisel ilişki kurulmasına" cümlesinin eklenerek kararın bu bölümünün düzeltilerek, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar Prş.KAYNAKÇA GENÇCAN, ÖMER UĞUR Boşanma Tazminat ve Nafaka Hukuku Ankara- 2015KAZANCI ELEKTRONİK VE BASILI YAYIMCILIK

ayrı şehirlerde çocuğu görme hakkı