🌔 Kürk Mantolu Madonna Kısa Özet
Kürk Mantolu Madonna, Türk Edebiyatı'nın öncü yazarlarından biri olan Sabahattin Ali'nin başyapıtlarından biridir. Yazar kitapta Raif Efendi'nin içsel yolculuğunu aşk ile sarıp sarmalayarak okuyucuya sunmuştur.
Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna #sözler #anlamlısözler #güzelsözler #manalısözler #özlüsözler #alıntı #alıntılar #alıntıdır #alıntısözler #kitap #kitapsözleri #kitapalıntıları #edebiyat
Arkakapağında yer alan yazıyı sizlerle paylaşıyoruz: “Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor; rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum ‘Kürk Mantolu Madonna’yı seyre dalıyor, ta kapılar
Öğüdü Ve Sevilen Sözleri yılında, madonna kimdir, ingiliz fizikçi. Gibi sorularınızı yanıtlamak için Madonna hakkında ayrıntılı bir biyografi sayfasını siz değerli okurlarımız için bir araya getirdik Ağustos annesinin adını alan madonna kardeşten 3. Inebolu - aralık, mar 11, aktris, nov 26. Madonna Kimdir Kısaca.
Kürk Mantolu Madonna. tarafından Editor 13/06/2020 0 712. “Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum “Kürk Mantolu
KürkMantolu Madonna by Aybars Ulusoy 851 3 1 "Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımları
Kürk Mantolu Madonna Sabahattin Ali. S*ktir Et John C. Parkin. Mesnevi Terapi Nevzat Tarhan. Şahane Hatalar – Bira ve Kadın Shawn Harris. Buz Gibi Soğuk Tess Gerritsen. İki Sevda Arasında Şenay Düdek. Hiç Kimse Sıradan Değildir Markus Zusak. Türk Ordusuna Balyoz Ergin Saygun. Struma Halit Kakınç
KürkMantolu Madonna özet ve karakterloltai kata er (Kısa)Türk edebiyatının en önemli eserlerinden élő sertés ára biri Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna romanıdır. Bunca yıl sonrkülönleges csokoládék budapest a da haltarjányi kés a okuyucularz3 compact hátlap arasında da popülerdir ve tüm zamanların enhatos
Buçalışmada, yayınlanışının yetmiş dördüncü yılında hala en çok satanlar listesinde ilk 10 içerisinde yer alan Türk edebiyatının önemli eserlerinden Sabahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna” romanı aile işletmeleri açısından incelenmiştir.
sspF. Yazar Sabahattin Ali Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Kitap Türü Yerli Romanlar Yıl 1998 Sayfa Sayısı 164 Okunma Sayısı 1027 Kürk Mantolu Madonna Kitap Özeti Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali Raif’in hayatının dönüm noktası olan o konuşma! ’Bu resmi pek mi merak ettiniz’’ dedi kadın. ’Evet’’ dedim. ’Güzel bir resim…’’ Sonra neden bilmem, bir yalan söylemek, bir izahat vermek lüzumunu hissederek mırıldandım ’Anneme pek benziyor da…’’ ’Ha, demek onun için her gün böyle gelip saatlerce bakıyorsunuz!’’ ’Evet.’’ Yüzünü Kürk Mantolu kadın portresinden ayırmadığından, konuşan kadına dikkat etmemişti bile Raif. Kadın ise bu konuşmadan sonra gülümseyerek ilerlemişti; kapıdan çıkarken de ’Böyle bir anneniz olsun ister miydiniz gerçekten’’ demişti. ’Evet, hem nasıl isterdim’’ dedi Raif gözlerini hala portreden ayırmadan ve son cümlesi ile yalanını nasıl açığa çıkardığının şaşkınlığı üzerinde .. Raif tablodaki kürk mantolu kadın portresine büyülenip o kadar dalmıştır ki yanına gelip konuşan bu kadının , portredeki kadın olduğunu farkına ancak aylar sonra varacaktır.. Rasim’in Raif Efendi ile tanışması Rasim, bir şirkette işe yeni başlar. Oda arkadaşı Raif Efendi, orta yaşlı, sessiz, sakin tavırlı, kimseyle konuşmayan adam, daha ilk günden ilgisini çeker. Sadece söylenenleri yapan, işleri bittiğinde çekmecesinden çıkardığı kitabını okuyan, her şeye kayıtsız kalan, adeta bir robot gibi hissiz bir izlenim veren Raif Efendi ile konuşmaya çalışır ancak O’ndan ışık göremez. Raif Efendi bir gün hastalanır ve birkaç gün işe gelemez. Yetişmesi gerekli evrakları bahane eden Rasim, Raif Efendi’yi evinde ziyaret eder. Eşi, kızları, onların eşleri ve torunlarıyla, kalabalık bir ailede yaşayan Raif Efendi’nin burada da yalnızlık çektiğini anlar. Ailesi Raif Efendi’ye hiç değer vermiyor, bütün aile O’na üç kuruş maaşı için katlanıyordur. Durumu kötüleşen Raif Efendi Rasim’den çekmecesindeki siyah kaplı defteri bulmasını ve onu yakmasını ister. Rasim okumak için izin ister ancak Raif Efendi buna pek yanaşmaz. Ölüm döşeğindeki Raif Efendi, Rasim’in uzun süredir kendisiyle konuşmak istediğinin farkındadır ve bu sebeple bu defteri okumasına izin verir. Aşık olunan kadın Kürk Mantolu Madonna Genç Raif’ i, Havran’ da sabun ve zeytinyağı fabrikası bulunan babası, işleri öğrenmesi için Almanya ya sabun fabrikasına çalışmaya gönderir. İçine kapanık Raif, her gün parkları, sergileri, Almanya’nın çeşitli yerlerini, sabahtan akşama kadar gezer. Bir gün sıradan bir resim sergisine uğrar. Bir portre görür Kürk mantolu kadın portresi. Portredeki kadın öyle ilgisini çekmiştir ki, her gün sergi açılışından kapanışına kadar o tabloyu seyretmeye gelir. Tablodan büyülenmiştir, portredeki kadına aşık olmuştur, kitap okurken gezerken, yemek yerken, işteyken hep o kadını düşünür. Sergi çalışanları da artık Raif’ e aşina olmuşlarıdır. Bunu fark eden Raif sergiye uğramaya çekinmeye başlar. Kaldığı pansiyondaki bir arkadaşıyla dolaşırken bir yerde portredeki kadını görür. Hayal olup olmadığının anlamaya çalışan Raif, kadını gözden kaybeder. Ertesi gün aynı yerde bekleyen Raif kadını görür ve peşinden gider. Kadın bir bara girer. Arkasından giden Raif ,kadının bu barda keman çalıp şarkı söylediğini öğrenir. Raif’i tanıyan kadın şarkıdan sonra masasına oturur, adının Maria Puder olduğunu ve Kürk Mantolu Madonna portresinin kendi oto portresi olduğunu söyler. Raif sergide büyülenmiş gözlerle tabloya daldığı sırada kendisine yaklaşarak konuşan kadının Maria Puder olduğunu burada öğrenmiştir. O günden sonra Maria ile Raif arasında güzel bir arkadaşlık başlar. Her gün buluşup bahçeleri sergileri gezerler. Maria hiçbir erkeğe aşık olamadığını ve kendisiyle de aralarında bir şey olamayacağını sürekli dile getirmesine rağmen Raif O’na sırılsıklam aşıktır. Maria bir gün ansızın hastalanır ve hastaneye kaldırılır. Birkaç gün hastanede kalması gerekir. Raif bu sırada hastaneden bir an olsun ayrılmaz. Eve çıkarıldığında da Maria’ nın başucundan ayrılmaz. Maria hiçbir erkeğe güvenemediğinden ve kimsenin bu derece sevebileceğine inancı olmadığından şimdiye kadar aşık olmadığını anlar ve Raif’e aşkını itiraf eder. Kendini toparlayan Maria ile mutluluğu hayatında ilk kez tadan Raif hayatlarının en mutlu günlerini yaşamaya başlarlar. Aşk acıdır, kavuşamamak daha da acı… Bir gün Raif Türkiye’den bir telgraf alır ve babasının öldüğünü öğrenir. Türkiye ya dönüp işleri toparlamalı ve üzerine düşen tarla, ev, bahçeleri, fabrikayı devralması gerekmektedir. İşleri toparlayınca da Maria’yı getireceği şekilde anlaşırlar, birbirleriyle mektuplaşacaklarına söz vererek zor da olsa ayrılırlar. Maria’ sız günler Raif için çok zor geçmesine rağmen O’ndan gelen mektuplar ve bunlara yazdığı cevaplar sayesinde umutları devam eder. Gelen bir telgrafta Maria Raif’e bir sürprizi olduğundan bahsetmiştir ancak bunu yüz yüzeyken söyleyecektir. Ve bu son telgraf olur. Yıllarca Raif Maria’dan haber alamaz ve telgraflar da kesilmiştir. Maria’nın izine ulaşamayan ve eski içine kapanık haline dönen Raif evlenir, fakat ailesi tarafından da sevilmemektedir. Bir gün yolda Almanya’daki pansiyonunda beraber kaldığı ve Maria’nın akrabası olduğunu bildiği arkadaşıyla karşılaşır. Kadın, yanında küçük bir kız çocuğu ile turistik amaçlı kısa süreliğine Türkiye’de olduğundan bahseder. Sabırsızlıkla Maria hakkında bilgi öğrenmeye çalışan Raif ise yıllarca beklediği haberleri arkadaşından acıyla öğrenir. Maria Raif gittikten kısa süre sonra hamile kaldığını öğrenir. Hamileliğinin son zamanlarında hastalığı nüksetmiştir, doğumu sırasında da fenalaşan Maria hayatını kaybeder. Bu küçük sevimli kız çocuğu ise Maria’nın, babasının kimliğini kimseye söylemediği, Raif’in de hiç görmediği, adını bile bilmediği ve bir daha da hiç göremeyeceği kendi kızıdır. Yıllarca Maria’dan haber alamayan , Maria’nın O’na verdiği sözü tutmamakla ve kendini unutmakla suçlayan Raif artık ömrünün bitmesini bekleyecektir… Editör Ebru Eruyar Kürk Mantolu Madonna Kitabının Konusu Nedir? Ey canım,eğer sana Selimi gibi yüz tane devlet ve saltanat dâhi verilse cihana bağlanıp dosttan uzak olma. Sultan Selim Kürk Mantolu Madonna Kitap İncelemeleri Kürk Mantolu Madonna kitabı Sabahattin Ali isimli yazarın en popüler kitaplarından birisidir. 164 sayfaya sahip olan bu kitap okurlarının karşısına birbirinden ilginç konularla çıkıyor. 1998 yılında Yapı Kredi Yayınları tarafından basıma girmiştir. Kitap şimdiye kadar 1027 kişi tarafından okunmuştur. Bu kitaba ait yorumlarınızı yaparak kitabın bilinirlik oranını artmasına yardımcı olabilirsiniz.
Bu yazımızda Kürk Mantolu Madonna özeti kısa, Kürk Mantolu Madonna özeti uzun, Kürk Mantolu Madonna özet uzun, Kürk Mantolu Madonna özeti, Kürk Mantolu Madonna kitap özeti, Kürk Mantolu Madonna roman özeti bulunmaktadır. *Sebahattin Ali* Kahramanımız bankadaki işini kaybetmiştir. Ankara sokaklarında geçimini sağlayacak bir iş bulma endişesi ile dolaşırken eski okul arkadaşı ile karşılaşır. Arkadaşı Hamdi bir şirkette müdür yardımcısı olmuştur. Arkadaşının işsiz olduğunu öğrenen Hamdi Bey çalıştığı şirkette ona bir iş verebileceğini söyler. Yıllar içinde arkadaşı arasındaki statü farkının artması ve arkadaşının ona tepeden bakan tavırları anlatıcımızı işe başlama konusunda kararsız bırakmıştır. Biraz çaresizliğin etkisinden işi kabul ecen kahramanımız oda arkadaşı tercüman Raif Efendi ile burada tanışır. Haftalarca aynı odada çalışmalarına rağmen aralarında bir yakınlık arkadaşlık gerçekleşmez. Raif Efendi’nin yaptığı çevirinin daktilo edilmesi memurlar tarafından geciktirilince Hamdi Bey yanlızca Raif Efendi’yi azarlar. Raif Efendi ise Hamdi Bey gittikten sonra bir kağıda onun resmini yapar. Bu resimde başarılı bir insan tahlili gören kahraman-anlatıcı, bundan sonra Raif Efendi’ye daha farklı bir nazarla bakmaya başlar. Bu olayla birlikte Raif Efendinin sıradan bir hayatı olmayacağı fikrine kapılan anlatıcı onu romanın asıl kahramanına dönüştürür. Raif Efendinin hasta olduğu günlerde acil çevirileri götürme bahanesiyle, Anlatıcı Raif Efendi’nin evine gidip gelmeye başlar ve burada arkadaşının aile hayatını da gözlemleme şansı bulur. Karısının bütün ailesiyle birlikte, küçücük bir evde yaşayan Raif Efendi, kendi evinde de işyerine olduğu gibi hor görülmekte, herkesten uzak bir şekilde yaşamaktadır. Havranlı bir aileye mensup olan Raif Efendi, çocukluğunda çekingen ve ürkek bir çocuktur. Akranlarıyla iletişim kurmakta zorlandığı için yalnızlığını kitap okuyarak ve resim yaparak gidermeye çalışır. Güzel Sanatlar Akademisi’ni okumak için İstanbul’a gelir ve eğitimini tamamlamadan buradan ayrılır. Maddi durumu iyi olan babası, Raif Efendi’yi sabunculuk tekniğini öğrenmesi için Almanya’ya gönderir. Burada, fabrikaya gitmek yerine, müzelere ve resim galerilerine giderek vaktini geçirmeye çalışır. Bir senedir burada olan Raif Efendi, bir gün bir resim galerisinde gördüğü Kürk Mantolu Madonna tablosundan etkilenir. Günlerce sadece bu tabloyu seyretmek için galeriye gider. Sonunda tablonun sahibi Maria Puder’le tanışır ve ona âşık olur. Onsuz bir yaşama dayanamayan Raif Efendi, Maria’nın hastaneye kaldırıldığını öğrenir. Hastalığı müddetince ona bakar ve tekrar güvenini kazanır. Maria’yla ilişkisinin tam rayına oturduğu bir zamanda memleketinden bir telgraf alır. Telgrafta babasının öldüğü ve derhal memlekete gelmesi gerektiği yazılıdır. İşlerini düzelttikten sonra Maria’yı da memleketine getireceği sözünü veren Raif Efendi, Almanya’dan ayrılır. Maria Puder’le düzenli olarak mektuplaşır. Ancak belli bir zaman sonra Maria Puder, Raif Efendi’ye mektup yazmaz. Raif Efendi kandırıldığını düşünerek bir başka kadınla evlenir ve çocukları olur. Ankara’da bir gün, Almanya’dayken pansiyonunda kaldığı Maria Puder’in akrabasıyla karşılaşır. Ona Maria Puder’le ilgili imalı sorular sorunca Maria’nın on sene önce hastalandığını, hastalığına rağmen bir çocuk dünyaya getirdiğini ve babasının da bir Türk olduğunu öğrenir. Kadının isim vermediği bu Türk’ün kendisi olduğunu anlayan Raif Efendi, kadının yanında olan 8-9 yaşlarındaki kızına bakar. Bir dakika sonra tren hareket eder ve bu şokla Raif Efendi de hatıra defterine bunları yazmaya başlar. Raif Efendi yıllarca içinde yaşattığı ve kavuşamadığı aşkının acısıyla hayata gözlerini yumar. *** Kitabın adı Kürk Mantolu MadonnaKürk Mantolu Madonna Yazarı Sebahattin AliKürk Mantolu Madonna Sayfa Sayısı 153Kürk Mantolu Madonna Yayınevi Fark YayınlarıKürk Mantolu Madonna Romanının Kahramanları Birinci kısımda Rasim ve Raif Efendi, Rasim’e iş veren Hamdi Bey, Raif Efendi’nin eşi Mihriye Hanım, kızları Necla ve Nurten, baldızı Ferhunde Hanım ve Ferhunde’nin eşi Nurettin yer kısımda Raif Efendi ve Maria Puder yer Rasim şiir ve edebiyat ile yakından ilgilidir. Raif Efendi’den çok Efendi Sessiz, sakin, gerekmedikçe konuşmayan yaşlı ve tecrübeli bir tercümandır. Az bir maaşla kalabalık bir aileyi geçindirmeye çalışır. Ailesi tarafından bile ezilir ve eleştirilir. Avrupa kaynaklı romanlar okur ve bunlardan Puder bir gece kulübünde keman çalıp şarkı söyleyen, güzel ve zeki bir kadındır. Erkekler hakkında öğrendiği tek şey erkeklere güven olmayacağıdır. Kendini ne kadar zorlasa da hiçbir erkeği sevemez. Maria Puder’in bu ön yargılarını Raif Efendi kırarak kalbini kazanmayı başarır. Yazıda sebahattin ali Kürk Mantolu Madonna özet, Kürk Mantolu Madonna romanın şahıs kadrosu , Kürk Mantolu Madonna romanı hakkında bilgiler, Kürk Mantolu Madonna romanının özeti, Kürk Mantolu Madonna romanın konusu, Kürk Mantolu Madonna romanı ana fikri, Kürk Mantolu Madonna romanın kahramanları, Kürk Mantolu Madonna romanın olay örgüsü, Kürk Mantolu Madonna romanın yazarı, Kürk Mantolu Madonna kısaca özet, Kürk Mantolu Madonna romanın şahıs kadrosu, Kürk Mantolu Madonna kaç sayfa, sebahattin ali Kürk Mantolu Madonna özeti, Ortaokul lise öğrencilerinin okuyabileceği kitap özetleri, lise öğrencilerinin okuması gereken bir kitap özeti, 7, 8. Sınıf Ortaokul öğrencilerinin okuyabileceği kitap özetleri, 9 10 11 ve 12. Sınıf lise öğrencilerinin okuması gereken bir kitap özeti incelenmiştir.
Sabahattin Ali'nin 1943'te yayımlanan "Kürk Mantolu Madonna" romanının kısa özeti.. Kürk Mantolu Madonna ne zaman yayımlanmaya başladı? Kürk Mantolu Madonna romanı Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali'nin 1943'te yayımlanmya başlamış romanıdır. Romanın bugüne dek muhtelif yayınevlerinden baskısı yapılmıştır. Kitap günümüzde oldukça popülerdir; çok satanlar listesinde kendine sıklıkla yer bulur. "Kürk Mantolu Madonna" romanının kısa özeti Eserine "Şimdiye kadar tesadüf ettiğim insanlardan bir tanesi benim üzerimde belki en büyük tesiri yapmıştır." cümlesiyle başlayan yazar, önce romanın kahramanı Raif Efendi ile olan dostluğunun tarihçesini anlatır; sonra bir gün onun ölüm döşeğindeyken verdiği siyah kaplı defteri okumaya koyulur. İlk sayfada 20 Haziran 1933 tarihini görür; Raif Efendi, hayatının romanını bu deftere yazmıştır. Raif, dönüşte babasının fabrikasında çalışmak üzere sabunculuk öğrenimi için gittiği Berlin’de bir sergide Kürk Mantolu Madonna tablosunda kendi portresini yapmış ressam Maria Puder’i sever. Babasının ölümü üzerine de yurduna döner. Sonradan getirteceğini söylediği sevgilisiyle, engeller yüzünden haberleşmeleri kesilir ve Raif olayların akışına bırakır kendini. Aradan on sene geçmiş, zamanla hayaller dünyasından gerçeklere dönmüş, Maria’yı unutarak Türkiye’de evlenmiştir. Günün birinde Ankara’da karşılaştığı ve Berlin yıllannda pansiyon komşusu olmuş bir Alman kadından, Berlin’den ayrılmasından kısa bir zaman sonra Maria’nın ölmüş olduğunu öğrenir. Maria, Raif ten olma kızını doğurmuş; bir hafta sonra da ölmüştür. Ankara garında kalkmak üzere olan trende, vagon penceresinde uzak akrabası bu Alman kadını bekleyen sekiz dokuz yaşlarındaki babasından habersiz kız, Raif'in kendi kızıdır. Tren hareket eder, Raif düşünceler içinde donuk, garda kalakalır. Kitabın son sayfaları, o sıralarda otuz beş yaşlarındaki Raif'in duyduğu, karışık suç ve utanç duygularından ve yitmiş gitmiş bir aşka yakılan ağıtlarla oluşur.
Türk edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Sabahattin Ali’nin ömrü vefa etmediği için okuyabildiğimiz birkaç eserinden biri olan Kürk Mantolu Madonna kitabını bir buçuk yıl önce okumuştum ancak bloguma uzun süredir uğramadığım için bir eleştiri yazısı yazmadığımı fark ettim. Öncelikle kitabın ismine baktığımız zaman popüler kültürün bir oyunu mu algıda seçicilik mi bilmem beynimiz bizi direkt dünyaca ünlü şarkıcı Madonna’ya götürüyor olabilir ama tabii ki alakası yok. Zaten kitabın ana kahramanı Madonna değil gündelik hayatımızda herhangi bir yerde karşılaşabileceğimiz, biraz ezik, biraz silik, biraz da işine odaklanmış ve daha çok yıllanmış memur görünümlü sıradan bir insan; Raif efendi. Memur dediğime bakmayın Raif efendi memur da sayılmaz, daha çok bir katip, bir çevirmen. Kitap daha çok ilk ağızdan anlatış şeklinde yazılmış. Olaylar Raif efendinin çalıştığı yere yeni atanan, bir müddet sonra Raif efendideki gizemi keşfedip peşine düşen bir kahramanın ağzından anlatılıyor. Daha henüz kitabın başında bu anlatım geçmiş zaman ile anlatılıyor. Yukarıda yazdığımız gibi alelade bir çalışan olan Raif efendi için anlatıcı da şu betimlemeyi yapıyor; “Halbuki o hiç de fevkalade bir adam değildi. Hatta pek alelade, hiçbir hususiyeti olmayan, her gün etrafımızda yüzlercesini görüp de bakmadan geçtiğimiz insanlardan biriydi. Hayatının bildiğimiz ve bilmediğimiz taraflarında insana merak verecek bir cihet olmadığı muhakkaktı. Böyle kimseleri gördüğümüz zaman çok kere kendi kendimize sorarız “Acaba bunlar neden yaşıyorlar? Yaşamakta ne buluyorlar? Hangi mantık, hangi hikmet bunların yeryüzünde dolaşıp nefes almalarını emrediyor?” Bir şirketin “hımbıl” ve sık sık hastalanan bir çalışanı görüntüsü ile dikkate değmez bir insandan inanılmaz yaşanmışlıkları olan bir kişiye, ailede sevilmeyen sıradan bir babadan olağanüstü bir inceliğe sahip bir kişiye evrilen kahramanımızın bizi defalarca sorgulamalara, hayretlere düşürdüğü hikâyesine tanık oldukça bir müddet etrafınızdaki kişilerin yüzünü de süzmeye başlıyorsunuz. Raif Efendi bir yerde artık “teslim olmuş” bir insan. Yaşadığı talihsizlikleri, acıları, haksızlıkları sineye çekip kabul ediyor. Evlenip çoluk çocuk sahibi oluyor ve bütün hayatını onlara bakmakla doldurmakla uğraşırken bile kendini sığıntı, işe yaramaz biri hissettiği halde yine de hayatın her koşuluna uyum sağlıyor. Oysa geçmişte sanata ilgisi ve hatta yeteneği olan bir insan, Avrupada eğitim gören, babasına isyan etmiş, rest çekmiş ve dünyalığı elinin tersi ile itmiş bir delikanlı. Tabi yukarıda olayın baş kahramanı Madonna değil desek de Raif’i can evinden vuran bir Madonna tabii ki var; Maria Puder. Raif efendiye göre çok daha baskın, özgür ruhlu, hayatı yaşamayı seven bir karakter. Kitap içeriği ile ilgili daha fazla bilgi vermek istemiyorum biraz da kitabın kurgusu ve Sabahattin Ali’nin lezzetli kalemine değinmek istiyorum; Sabahattin Ali yaşadığı hayal dünyasını o kadar muazzam bir şekilde bize aktarıyor ki o dünyaya adım attıktan bir süre sonra uzunca bir müddet o dünyadan ayrılamıyorsunuz. Yukarıda da zikrettiğim üzere bir müddet roman kahramanlarını çevrenizde arıyor ve hatta kendinizden parçalar bulduğunuz kitaba kendi hayatınızı da uyarlamaya çalışıyorsunuz. Mesela ben twitterda Heideggel kullanıcı adıyla ara ara kalbe dokunan anılarını yazan gizemli fenomeni Raif efendiye çok benzetirim. Hani bazı besteler vardır duyar duymaz “bunu ondan başkası yazmış olamaz” der, tarzından, üslubundan ve melodisinden kimin eseri olduğunu hemen anlarız işte Kürk Mantolu Madonna’da Sabahattin Ali’nin bir nevi mührü. Ömrü vefa etse muhakkak bize çok değerli eserler armağan edecek bu büyük yazarın bu ölümsüz eserini kesinlikle okumalısınız. Enes Ali Kaynaklar Grafik alıntısı Kürk Mantolu Madonna admin
kürk mantolu madonna kısa özet