🦣 Disleksi Özel Öğrenme Güçlüğü Derneği Ankara

Disleksi rahatsızlığı okul terkine neden oluyor. Samsun Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği Temsilciliği Yönetim Kurulu üyesi Uzman Psikolojik Danışman Psikoterapist Buket Alkaş, çocuklarda disleksi (öğrenme güçlüğü) görülme sıklığının yüzde 10 olduğunu belirterek, bu çocukların yaşadıkları sorunlar nedeniyle okulu erken terk ettiklerini söyledi. ÖzelÖğrenme Güçlüğü, Okuma Bozukluğu, Yazılı Anlatım Bozukluğu, Matematik Bozukluğu alt gruplarını içerir. Özel Öğrenme Güçlüğü, bir çocuğun zekası normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen, dinleme, düşünme, anlama, kendini ifade etme, okuma- yazma veya matematik becerilerinden bir ya da birkaçında yaşıtlarına ve zekasına oranla düşük başarı Disleksi bireyin yazma güçlüğü gibi becerilerinde zorluk çekmesi, okumayı öğrenme sürecinin akranlarına oranla daha yavaş gerçekleşmesi durumudur. Özgül Öğrenme Güçlüğü Özgül öğrenme güçlüğü , bireyin zekâsının ortalama veya ortalama üzeri olduğu hâlde sayısal ve sözel becerilerde kendi yaşıtı ANKARA DİSLEKSİ AB PROJESİ. Yenimahalle Rehberlik Araştırma Merkezi , Ankara. 2009 yılı Grundtvig Öğrenme Ortaklıkları Projesi de kabul edildi PSYCODY ( Parents Teachers and Psychologists Collaboration for Dyslexia : Training Programme for Parents Teachers and Psychologists Working with Children affected by dyslexia) Başbakanlık DisleksiEğitimi. SÜRE: 92 DERS SAATİ ( 60 SAAT VİDEO VE DOKÜMAN, 16 SAAT UYGULAMA, 16 SAAT VAKA FORMÜLASYONU) BELGE: RICCON ACADEMY, SAĞLIK EĞİTİM DERNEĞİ (SED), ÖZEL ÖĞRETİM VE EĞİTİM KURUMLARI DERNEĞİ, INTERNATIONAL DYSLEXIA ASSOCIATION (ULUSLARARASI DİSLEKSİ DERNEĞİ ) Disleksinedir, disleksi ne demek, nasıl anlaşılır belirtileri nelerdir eğitimi ve tedavisi mümkün mü, çalışma yöntemleri, disleksi testi, Özgül öğrenme güçlüğü özellikleri, özel öğrenme güçlüğünün çeşitleri türleri nedenleri, çözüm disleksi derneği Disleksi ilk kez 1896 yılında İngiliz Doktor W.P Morgen tarafından tanımlandı. Morgen'a göre disleksi, "Doğuştan kelime körlüğüdür." Bu ilk tanım üzerine birçok araştırma yapılarak disleksi hakkında birçok tanım yapıldı. Avrupa Disleksi Derneğine göre d isleksi; okuma, heceleme ve yazma becerilerini edinmede ÖzelDeniz Disleksi Merkezi, 2018 yılından itibaren sadece Özel Öğrenme Güçlüğü (Disleksi) yaşayan bireyler üzerinde uzmanlaşmıştır. Uncubozköy Mah. 5537 Sk. No:30 Yunusemre / Manisa ÖZELEĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ DİSEM - DİSLEKSİ Öğrenme güçlüğü; zihinsel bir problem olmadığı halde okuma, yazma, dinleme, konuşma, matematik, akıl yürütme gibi alanlarda zorluk yaşamak olarak açıklanabilir. DETAYLI BİLGİ ALIN ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ OLDUĞUNU NASIL ANLARIM ÇOCUĞUNUZDA Öğrenme J4OKI. Disleksi genel anlamıyla kelimelerde meydana gelen sahip kişilerin beyinlerindeki konuşma ile ilgili bölüm bazı farklılıklar gösterir. Disleksili insanlar; okuma, yazma ve kelimeler ifade eden harflerin kullanılmasında zorluklar yaşar. Hafıza, organizasyon, odaklanma ve sayısal konularda daha az etkindirler. Disleksi zeka ile bağlantılı değildir. Disleksiye sahip bireyin zeka seviyesi normal ve normalin üstündedir. Disleksi her insanda aynı düzeyde seyretmez. Hafif orta ve ağır belirtiler olabilir. Disleksi çok belli olmayan bir engeldir ve dislektik bir çocuk ilk bakışta farklılık göstermez.. Disleksi bir hastalık değil, hayat boyu devam eden genetik bir durumdur. Disleksi, bireyin normal veya üstün zeka seviyesinde olmasına karşın okuma, yazma ve dil becerilerinde sorun yaşamasına neden olan özel öğrenme kısaca öğrenme güçlüğü olarak bilinen disleksi, okuma ve yazma becerilerinde zorluk çekilmesidir. Aynı zamanda dil becerisinde de yaşanan sorun çocuk yaşlardan başlar ve kişinin harfleri, sayıları ters görmesine ya da benzer sayı ve harfleri karıştırmasına neden olur. Zeka geriliği ya da engeli değil, öğrenmede farklı bir yol izlenmesini gerektirmektedir. Şimdi sorularla disleksi nedir, disleksinin belirtileri nelerdir? gibi soruların cevaplarını nedir; dikkat ve hafızayı etkilemekte olan disleksi, toplumumuzda yanlış tanımlanmakta, kişinin zeka problemi olduğu düşünülmektedir. Ancak zeka değil, öğrenme farklılığından kaynaklı olan bir durum söz konusudur. Kişi sesleri doğru algılar, anlamları bilir ancak harf ve sayılarda benzerlikleri karıştırmaktadır. Bir nevi dikkat bozukluğuna neden olan bir hastalık olduğu için özel eğitimle kişiler sağlıklı bir öğrenme aşaması geçirmektedir. Disleksi hastalığı nedir; kişinin dikkat ve hafıza dağınıklığından kaynaklanan bir öğrenme güçlüğüdür. Genellikle doğuştan gelen bir rahatsızlık olduğu için küçük yaşlarda disleksi eğitimi alınarak, hastalıkla başa çıkılması gerekebilir. Disleksi tedavisi ilaç ve benzeri durumlara fazla gerek duyulmadan sadece öğrenme güzergahının farklı izlenmesi durumunda hastalığın tedavi edilmesini sağlayacaktır. Kişiler disleksi testi yaparak da kendilerinin hangi aşamada olduğunu bulabilir. Disleksi Belirtileri Nelerdir?Çocuklarda disleksi ve yetişkinlerde disleksi farklı belirtiler gösterebilmektedir. Genel olarak çocuklar geç konuşma, yeni kelimeleri öğrenmede zorlanma ve yavaşlık, kelimeleri söylerken ses sırasında karışma, renkler ve sayıların isimlerini hatırlamama, harfleri ters yazma ve tekerleme ya da kafiye öğrenmede zorluk çekme zorluklar çekerler. Disleksi nasıl anlaşılır; çocuklar için anlaşılması kolaydır. Disleksi çalışma kağıtları üzerinden çocuğunuzun hangi harfler ve sayıları nasıl yazdığını gözlemleyebilir, disleksi derneği için de başvuru yaparak detaylı bilgi öğrenebilirsiniz. Disleksi yazı örnekleri belirtiler konusunda sizlere destek olacak, disleksi için alıştırmalar yapılmasını da sağlayacaktır. Disleksi belirtileri ilk aşamada öğrenmede ve okumada zorluk çekmeyle anlaşılır. Çocuklarda kafa karışıklığına neden olan ilk belirtiler, geç konuşma ve benzer harf ve sayılarda karışıklıklar yaşanmasıdır. Çoğunlukla yazıda ’b’’ harfi ile ’d’’ harfini yanlış yerlere yazarlar. Aynı durum sayılarda ’2’’ ile ’5’’ arasında da yaşanmaktadır. disleksi nedir belirtileri nelerdir; disleksi testi ilkokul üzerinden yapılarak, disleksi testi pdf kullanılarak da ebeveynlerin kullanabileceği yöntemler arasında yer alabilmektedir. Çocuğun Disleksi Olduğu Nasıl Anlaşılır?Disleksi nedir nasıl anlaşılır; öğrenme güçlüğü olan disleksi için özellikle doktora başvurmak gerekir. Disleksi için hangi doktora gidilir; disleksi için çocuk psikiyatriye gitmek gerekmektedir. Yetişkinler de psikiyatri bölümünden yararlanabilir. Derneklerin hazırladığı disleksi kitapları ve testlerinden yararlanılabilir. Aynı zamanda disleksi testlerini de yaparak hastalıkla ilgili kendi tedavi alanınızı oluşturmanızı sağlayacaktır. Diseksi için okuma metinleri ve disleksi etkinlikleri de çocuklarınızın için tedavi sürecinde destek olacaktır. Yine disleksi egzersizleri sürecin daha hızlı ilerlemesinde yardımcı olacaktır. Disleksi Olan Ünlüler Kimlerdir? Disleksi olan ünlüler arasında en çok bilinen isim oyuncu olan Ebru Cündübeyoğlu’dur. Aslında hastalığın çok büyük bir etkiye sahip olmadığını da gösteren oyuncu, ezber yapma, oynama ve eğitimde başarı noktasında da oldukça yetenekli bir süreçten geçmiştir. Disleksi ünlüler Aslı Enver de oyuncu olarak yer almıştır. Disleksi haftası 5 Ekim ile 11 ekim arasına kutlanarak, hastalığın çocuklara destek sağlaması için yardımcı olmaktadır. Ebru Cündübeyoğlu disleksi hastası olarak yaşadığı zorlukları ve aynı zamanda hastalığın da kattıklarını paylaşmıştır. Disleksi Sonradan Olur Mu? Disleksi travma nedeniyle sonradan olabilmektedir. Disleksi tedavi edilmesi ve eğitim aşamasında öğrenme alanının farklı bir yöntemle geliştirilmesi sonucunda tedavi edilebilir. Disleksi’nin Çocuklara Etkileri Nelerdir?Disleksiye sahip çocuklar okuma ve yazmada zorluk yaşadığı için öğrenme noktasında arkadaşlarının gerisinde kalabilir. Ayrıca anlama sorunları, beceriler arası uyumsuzluk ve aşırı dikkat eksikliği de disleksi öğrenme güçlüğü belirtileridir. Disleksi Problemi Olan Çocuğa Nasıl Yardım Edilir ?Dislektik çocuklar okulda başarısız olmaları durumunda özgüven eksikliği yaşayabilirler. Buna bağlı olarak farklı psikolojik sorunlar baş gösterebilir. Maalesef okumayı öğrenemeyip yaşıtları arasında küçük duruma düşebilirler. Ek olarak, disleksili çocuklar kırılgan bir karaktere sahip oldukları için, çevrelerinden olumsuz etkilenerek karamsarlığa kapılmaları çok kolaydır. Ebeveynler ve öğretmenler, bu rahatsızlık konusunda yeterince bilinçli olmadıklarında yaşanan problemler için çocuğu suçlayabilirler. “İstersen yapabilirsin, aklın hep kötü işlere çalışıyor, umursamıyorsun, yaramazsın” gibi sözler sarf ederek çocuklarda kalıcı hasarlara neden olabilirler. Bu nedenle çocuk ile iletişimde olan herkes disleksi ne demektir, okuma güçlüğü nasıl giderilir, dislektik çocuğa nasıl destek olunur, disleksi için neler yapılmalı ve benzeri konulara en azından temel konulara hakim olmalıdır. Dislektik bir çocuğa yaklaşırken; 1 Sabırla yaklaşın; çocuğunuz veya öğrenciniz okuma zorluğu yaşıyorsa sabırlı olarak ilgi gösterin. Metinleri sesli okumasını isteyerek cesaretlendirin. Okuma sırasında hem çocuk hem de dinleyen kişi hatanın yapıldığını noktaları fark edebilir ve müdahale edebilir. Sesli okuma yöntemi disleksi için vazgeçilmez bir Motive edici olun; öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların özgüvenlerini tazelemek için onları sürekli olarak tebrik edilmesi gereklidir. Çocuğun başarılarını tebrik ederek onunla gurur duyduğunuzun altını çizin. Bu pekiştirme çocuğun başarma isteğini destekleyerek onu motive Çocuğun eğitimini oyunlarla renklendirin; çocuğun hoşuna giden materyal ile gelişimini destekleyin. Disleksili çocuklar oyunlarla içli dışlıdırlar ve özenle seçilmiş oyunlar disleksi egzersizleri sayılabilir. 4 Arkadaşlarıyla kıyaslamayın; Bu sadece dislieksiye sahip çocuklar için değil tüm çocuklar için geçerli bir olgudur. Çocuğunuzu diğer çocuklarla kıyaslamayın ve öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarınbu durum karşısında çok daha hassas tepki verebileceklerini unutmayın. 5 Okul yöneticileri ve öğretmeni ile birlikte çalışın; sadece ebeveynlerin dikkatli olması yeterli olmayacaktır. Durum hakkında okuldaki kişiler ile görüşerek disleksiye sahip bir çocuğa nasıl yaklaşılması gerektiği hakkında bilgi verin 6 Özel yetenekleri ön plana çıkarın; disleksi belirtileri gösteren çocukların genellikle mükemmel olduğu özel ilgi alanları bulunur. Bu ilgi alanlarını keşfedin ve geliştirmeye çalışın. Çocuğunuzun göstereceği başarı ona motivasyon sağlayarak özgüvenini etkilyecektir. 7 Motivasyon sağlayarak takdir edin; çocuğa başarabileceği farklı görevler verin. Ona güvendiğinizi söyleyerek bu küçük ama önemli görevlerin takibini sağlayın. Başarıyla sonuçlandırdığı her görev için onu tebrik ederek motivasyon sağlayın. Çocuğunuza günlük olarak 6 ile 10 arası görev verin. Çocuğunuz bu keyifli ve küçük görevleri yerine getirirken bilişsel becerilerini de geliştirmiş olacaktır. Tamamladığı her görev için onu tebrik etmeyi unutmayın. 8 Dikkat dağıtıcı materyalleri uzak tutun; Okuma bozukluğu öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların odak süreleri de çok daha kısa olabilir. Çocuğunuz ders yaparken masasında dikkatini dağıtacak eşyalar olmamasına dikkat edin. Odasını her zaman organize ve tutmaya özen gösterin. 9 Öğrenmeyi çeşitli aktivitelerle eğlenceli yapın; Ödevi, kitap okuma gibi görevlerde de olabildiğince oyunlaştırma yöntemini kullanmaya çalışın. Örneğin; Çocuğunuzun ders çalışma sırasında siz de ona eşlik edebilirsiniz. “Hadi ödevlerimizi beraber yapalım” diyerek sıra ile okuma gibi aktiviteler yapabilirsiniz. 10 Çocuğunuza ne olursa olsun sevgi dolu olduğunuzu gösterin; Öğrenme bozukluğu olan çocukların bazı negatif durumlarr nedeniyle içe dönük bir karakterde olabileceklerini unutmayın. Sevgi çok önemlidir ve iyileştirici bir etmendir. Ona olan sevginizi her fırsatta dile getirin ve gösterin. Başarısızlık yaşadığı durumlarda üzülmeyin ve ona karşı sevginizin bir işi başarması ya da başaramaması ile ilgili olmadığını hissettirin. Disleksi Tedavi Yöntemleri Nelerdir?Disleksinin henüz netleşmiş kesin bir tedavisi yoktur. Disleksi ile birlikte görülebilecek diğer bozuklukları yönelik birtakım tedavi süreçleri vardır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu disleksi ile birlikte görülebilir. Bu durumda dikkat eksikliği için çeşitli ilaç kullanımı ve ilaçsız tedavi yöntemleri gibi seçenekler mevcuttur. Okuma ve öğrenme bozuklukları yaş ilerledikçe azalma gösterebilir fakat tamamen ortadan kalkmaz. Genellikle yavaş okuma, ufak tefek yazım hatalarının ve kelime farklılıkları kalıcı olabilir. Disleksi tedavisi için en iyi süreç özel eğitim programları ile mümkündür. Özel eğitimde kullanılan araçlar hastalığı ortadan kaldırmasa bile öğrenmenin önündeki engellerin ortadan kalkmasına yardımcı olmakta. Çocuk ruh sağlığında profesyonel uzman doktorlar disleksi teşhisi koymak için bazı testler uygulamakta. Okuma bozukluğu ve öğrenme bozukluğu testi bunlardan Türleri Nelerdir?1 Okuma bozukluğu; kelimeleri tersten okumak, kelimeleri yutmak, atlamak, heceleri atlamak, heceleri karıştırma, harflerin yerlerini ve harfleri karıştırma, duraksayarak ve yavaş okuma gibi okuma güçlüğü çekerler. 2 Yazma bozukluğu disgrafi; harfleri ters yazmaları, harflerle rakamları karıştırmaları, birbirine benzeyen sembolleri ve imgeleri karıştırıp hatalı kullanmaları muhtemeldir. örnek “E” harfini ters yazabilirler veya “E” yerine “3” rakamını kullanabilirler. Özellikle “d” harfi ve “b” harfi, gibi noktalı harflerle noktasız harfler çoğunluklar Öğrenme bozukluğu-öğrenme güçlüğü; basit anlaşılır komutları takip edemeyerek öğrenme güçlüğü yaşayabilirler. Örneğin; kendi sağ ve solunu karıştırmak, ayakkabıların eşlerini ters giymek gibi. Bu gibi durumlar yaşıtlarından geri kalmalarına ve zorluklara neden olur. 4 Anlama bozukluğu; bu kısımda dikkatle ilgilidir. Disleksi Çocuklar, dikkatini sürdürme konusunda güçlük çekebilirler. Dikkat bozukluğu ile disleksinin birlikte gözlemlenmesi olasıdır. Bu sebeplerle anlam bozukluğu problemi ile karşılaşabilirler. 5 Çelişki; resim, müzik, matematik gibi bazı alanlarda sizleri şaşırtabilecek performans sergileyip yaşıtlarına göre daha çok işler yapabilirler ve başarabilirler. Disleksili çocuklar özel yetenekli çocuklardır. Bu durum sizin kafanızı karıştırabilir yani sizleri “isterse o yapar” gibi yanlış düşüncelere-fikirlere sevk edebilir. Aslında okuma bozukluğu zeka ile alakalı değildir. Disleksili çocukların desteklenmeleri gerekir. Yukarıda belirtilen belirtiler öğrenme güçlüğü belirtileri olarak değerlendirilebilir fakat bu belirtiler her azman disleksi ile birlikte görülmeyebilir. Disleksi teşhisi için uzman doktorlar tarafından teşhis konulmalı. UNUTMAYIN!Bir çocuğa disleksi tanısı konabilmesi için zeka düzeyinde problem olmaması gerekmektedir. Yani, diğer tüm alanlarda yaşıtları benzer şekilde başarılı veya yaşıtlarından daha becerikli olmasına rağmen dil okuma yazma konuşma problemi yaşayan çocuklara disleksi teşhisi konulabilmekte. Disleksi teşhisi koymak tamamen Uzman doktorların görevidir. Dolayısıyla “çocuğum disleksi mi?” diyen ebeveynler çocuk psikiyatristlerine başvurmalıdırlar. anne-baba veya çeşitli rehber öğretmen öğrenme güçlüğü belirtilerinden yola çıkarak kendilerince disleksi teşhisi koymamalıdırlar. Disleksi Çocuğu Olan Aileler Ne Yapmalı ? Disleksi bir Zeka geriliği değildir. Disleksi tanısı konumuş çocukların öğrenme potansiyelleri elbette vardır ancak öğrenme stilleri, yöntemleri ve süreleri diğer çocuklara göre farklılık gösterebiliir. Bu nedenle çocuğuna disleksi tanısı konumuş olan ailelerin telaşlanmalarına ve paniğe kapılmasına çocuğun da bir yetersizlik hissine ya da gelişimsel sorun olduğunu düşünmesine gerek yoktur. ilk etapta yapılması gereken var olan durumu kabul etmektir. Kabullenme süreci arkasından başarı sürecini de getirecektir. Aile ya da öğretmen tarafından çocukta tespit edilen ya da fark edilen bir öğrenme güçlüğü varsa bu durum öncelikle test ve ölçekler kullanılarak profesyonel biri tarafından değerlendirilmelidir. Disleksi tanısı konan çocuklar yaşıtları gibi klasik eğitim hayatlarını tamamlayabilir. Yani okul öncesi, ilkokul ortaokul ve lise eğitimini başarı ile geçirebilir. Eğitim-öğretim hayatları süresince bir otizmli ya da down sendromlu bir çocuk gibi yoğun olarak özel eğitim hizmetlerine ihtiyaç duymazlar. Özellikle ilkokul evresi ile birlikte disleksi daha rahat tanımlanabilir. Bu nedenle çocuğunuz ilkokula başladığı sürede sizinle öğretmeninin gözlemleri ve tespitleri çok önemli ve değerlidir. çocuğunuzun genel gelişim değerlendirmesi, gidişatı ve akademik değerlendirmesi için bir uzmandan destek almanız mutlaka önemli sürecinin ardından çocuğunuzun akademik becerileri ve derslerine yönelik bire bir destek olarak onun öğrenme, başarı ve motivasyonunu artırmak sizin elinizde. Bol bol kitap okuması yapılmalı. Bunun yanı sıra disleksi tanısı konmuş çocukların olabildiğince stresten uzak yaşaması gerekmekte. Çünkü stres, disleksi durumunu daha da zorlaştırabilir. Çocuğun ders çalıştığı ortamdaki parlak ve dikkat çekici uyaranları kaldırarak işe çalışma becerilerini kullanmasını sağlayıcı ev egzersizleri verin. Mesela derse oturmadan önce çalıştığı masanın hazırlığı gibi. Bu sorumluluklar evdeki diğer işlerde de kendini sürekli başarısızlıkla yüzleştiklerinden evde başarı ile yapabilecekleri küçük sorumluluklar verilmeli ve her seferinde takdir edilerek desteklenmelidir. Çocukla nokta birleştirme çalışmaları yapın. okunaklı hızlı ve düzgün Yazamadığı zaman ona öfkelenmeyin, sabırla gelişimini anlayabilecekleri kısa kelimelerden basit cümleler yazdırarak başlayın. Başardıkça daha zorlara geçin. Grup içinde başarabileceği görevler vermeye dikkat edin. Daha çok resimli kitaplar kullanın. Görsellik öğrenmeleri için çok önemlidir. Çabaları sözel ödülle desteklenmelidir. Okuma alıştırmaları günde 2-3 kez aralıklarla veya 5-10 dakikalık devreler halinde olmalıdır. Her gün mutlaka uygulanmalıdır. Bu alıştırmaları kolaylıkla yapmaya başladığı zaman süre arttırılmalıdır. Bu süreçte yanında oturup destekleyici olmanız çocuğunuz için destekleyici olacaktır. Yazılı ödevlerini diğer arkadaşları ile kıyaslamayın. kendindeki ilerlemelerin altını çizin ve takdir edin. Sorunlarla tek başına baş etmeye çalışmak sizleri yıpratacaktır. Bu nedenle özel eğitim desteği almanız gerekmektedir. En önemlisi de çocuğunuzun yalnız başarıları değil, çabalarını da İle İlgili Kitaplar Ve İlham Verecek Filmler Disleksi ile ilgili filmler olarak The Secret, The Big Picture ve Taare Zameen Parfilmlerini sayabiliriz. Disleksi’de Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin Önemi İzmir Disleksi MerkeziDislekside eğitimin en önemli adımı uzmanlarla birlikte çocukların farklı eğitim yollarını bulmak. Yeni eğitim yollarıyla birlikte çocuğun ya da yetişkin bireyin eğitim kalitesini artırmayı hedeflemekteyiz. 2007’den bu yana İzmir’de eğitim hayatına devam eden Özgür Adımlar özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi destekleyici materyaller ve alanında uzman eğitimcileri ile Disleksi tanı grubuna eğitim Disleksi Eğitim Merkezi2007’den bu yana İzmir’de eğitim veren kurumumuz Özel Adımlar Ahenk ve Rehabilitasyon Merkezi, disleksi teşhisi konulmuş çocuklara özel materyaller ile eğitim vermektedir. Disleksi, gerekli eğitim koşullarında çocuklara engel değil destek olmaktadır. Disleksi eğitimi için iletişim adresimizden bizlere ulaşabilirsiniz. Yine İzmir’de özel öğrenme güçlüğü eğitim veren Özgür Adımlar’ın hizmet detaylarını buradan öğrenebilirsiniz. Özel öğrenme güçlüğünün meydana gelmesine neden olan etkenlerin varlığı henüz kesin bir şekilde ortaya konmasa da konuyla ilgili farklı alanlarda ve çeşitli konularda çalışmalar yapılmaya devam etmektedir. Genel olarak özel öğrenme güçlüğünün nedenleri üzerinde yapılan çalışmalar bilişsel farklılıklar, genetik-kalıtsal faktörler ve merkezi sinir sistemi yapısı gibi konular üzerine odaklanmaktadır Karaman,2012. Özel öğrenme güçlüğüne dair tıp alanında yapılan çalışmalar bu bozukluğun temel etkeni olarak merkezi sinir sistemi yapısını işaret etmektedir Bender,2016. Özel öğrenme güçlüğüne sahip çocukların çoğuna kaygı bozuklukları, depresyon, dikkat eksilikliği hiperaktivite bozukluğu gibi tanılar da eşlik etmektedir Sahoo vd., 2015. Bu doğrultuda, özel öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarda duygusal ve davranışsal problemlerin görülme yüzdeliği yüksektir. Araştırmalar, özel öğrenme güçlüğü tanılı çocukların %24- 52’sinde davranışsal, sosyal ve duygusal problemlerin olduğunu göstermektedir. Normal gelişim gösteren ve ÖÖG tanısı olmayan çocuklarda ise bu oranın tahmini %18 düzeyinde olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmalar ile birlikte özel öğrenme güçlüğü olan çocukların davranışsal, sosyal ve duygusal olarak yaşadıkları ortak problemler şu şekildedir Özan,2017  Sınır ve engellere karşı birden tepki gösterme,  Çabuk öfkelenme,  Akralarına oranla düşük rekabet duygusuna sahip olma,  Düşünmeden ani hareket etme ve tepki gösterme; dolayısı ile eylemlerinin sonuçlarını üstlenememe  Akranlarıyla ve sosyal çevresiyle sağlıklı iletişim kurma güçlüğü yaşama,  Değişik koşullara uyum sağlama problemi yaşama  Çevresine kendini ifade etmesi gerektiği durumlarda güçlük çekme Günlük hayat rutininde buna benzer sorunlarla sıklıkla yüzleşen, zihin düzeyi olarak normal ya da normalin üstünde gelişim gösteren ancak ailesi ve öğretmenleri tarafından beklenilen akademik başarıyı sergileyemeyen, akranlarıyla ve ailesiyle iletişim güçlüğü yaşayan ve kendisinin anlaşılmadığını hisseden bunun sonucunda yalnızlık hissi yaşayan özel öğrenme güçlüğü tanısı almış çocuklar internetin canlı ve büyüleyici dünyasını bir kaçış olarak görme eğilimine sahip olabilir Üdücü,2019. Çocuklar, internetin çözüme kavuşturamadığı sorunlarını unutmasına, geçici de olsa huzur sağlayarak kendisine güven duymasına, kendini güçlü hissetmesine, kontrolün kendisinin elinde hissetmesine, internet aracılığıyla katıldığı sanal sosyal çevre ile yalnızlık hissinin azalmasına olanak sağladığına inanarak internette vakit geçirme sürelerinin mümkün olduğu kadar uzun olmasını talep edebilir. Nitekim, Üdücü 2019 yapmış olduğu araştırmada özel öğrenme güçlüğü tanısı almış öğrencilerin tanı almamış öğrencilere kıyasla daha fazla internet bağımlılığı düzeyine sahip olduğu sonucuna ulaşmıştır. Yapmış olduğu araştırma da, özel öğrenme güçlüğü tanısı almış öğrencilerde ailelerin denetleme durumlarına göre internet bağımlılığı düzeyleri değiştiğini bulgulamıştır. Ailelerin internet kullanımı hakkında çocuklarını bilgilendirmesi ve çocuklarının internet kullanımını denetlemesi bununla beraber çocukların interneti belki de en çok kullanmalarına neden olan yalnızlık hissini çocuklarının iletişim ve sosyal becerilerini geliştirerek azaltmasına yardımcı olmaları, internet dışında çocuklarına kendisine güven duymasına ve kendini güçlü hissetmesine olanak sağlayacak yeni alanlar yaratmaları çocukların internet bağımlılığı riskini mutlaka azaltacaktır. KAYNAKÇA Bender W. N., 2016. Öğrenme Güçlüğü Olan Bireyler ve Eğitimleri, Nobel Yayınevi, Ankara. Özan G. B., 2017. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Özel Öğrenme Güçlüğü Olan 9-12 Yaş Aralığındaki Çocuklarda Bibliyoterapi Kullanımının Kişilerarası Sorun Çözme Becerilerine Etkisinin İncelenmesi Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. , Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul. Karaman D.,2001. Özgül Öğrenme Bozukluğu, AJCI, 64, Sahoo, M. K., Biswas, H., Padhy, S. K., 2015. Psychological co-morbidity in children with specific learning disorders, Journal of family medicine and primary care, 41, Korkmazlar Ü., 2003. Özel Öğrenme Bozukluğu Değerlendirme ve Özel Eğitim, Özel Okullar Derneği Yayını, İstanbul, Türkiye'nin görme engelli ilk bürokratı olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bakanlık Müşaviri Kenan Önalan, ülkemizde ilk ve tek olarak sadece disleksi öğrenme güçlüğü olan çocuklara hizmet vermek üzere Ankara Ümitköy'de kurulan Albatros Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'ne ziyarette konusunda yoğunlaşan özel eğitim merkezinde verilen eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri konusunda bilgi alan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bakanlık Müşaviri Önalan, burada bir açıklamada bir hastalık değil, bir "öğrenim güçlüğü" olduğunu vurgulayan Önalan, "Dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren disleksi, çocukların akademik ve sosyal hayatlarında büyük sıkıntı ve öz güven eksikliğine neden olabilmekte. Ülkemizde maalesef aileler, çoğunlukla çocuklarının durumunu bilmiyor. Diğer taraftan yasal süreçler ve hizmet açısından, ülkemiz dünyaya model olacak bir ülke. Ayrıca Türkiye'de çocuklar disleksi eğitimi alma açısından ciddi anlamda destekleniyor. Bu sebeple Bakanlık olarak bu konuda ailelerin bilgilendirilmesi için çalışıyoruz" tarafından bütün engel grupları için özel olarak ayrı ayrı çalışmalar yapıldığına dikkat çeken Önalan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın öncülüğünde "ihtiyaç duyan her bireyin hayatına dokunmak" ilkesi ile gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde Türkiye'nin bugün birçok açıdan dünyanın ilerisinde bir durumda olduğunu belirtti. Ankara Ümitköy'de sadece disleksili çocuklar için çalışan Türkiye'nin ilk ve tek merkezi olan Albatros Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde incelemelerde bulunan Önalan, "Disleksi konusunda da 2016'dan itibaren bilinçlendirme çalışmalarına ayrıca hız verdik. Geçtiğimiz Kasım ayında Antalya'da sivil toplumun da aktif olarak katıldığı ve disleksi-öğrenme güçlüğüne yönelik yeni yaklaşımların ele alındığı bir çalıştay da düzenledik. Beş konu başlığında ele aldığımız disleksi konusundaki çalıştay sonucunda Bakanlık olarak çocuk ve ailenin odak noktasına alındığı güncel bir yaklaşımı benimsedik. Bu anlamda disleksi öğrenme güçlüğü problemi olan bireyler ve ailelerinin yaşadıkları sorunlarla baş edebilmeleri ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi noktasında çalışmalarımıza devam ediyoruz" şeklinde Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin idarecisi ve aynı zamanda Disleksi Öğrenim Güçlüğü Derneği Başkanı olan Atıf Tokar, merkezde verilen hizmetler hakkında bilgiler verdi. Merkezin Türkiye'de ilk ve tek olduğunu vurgulayan Tokar, "26 Nisan 2016 yılında resmi olarak açılan merkeze bu yıl itibariyle 756 aile başvurdu, ancak biz yalnızca 138 aileye hizmet sunabildik. Bu toplumumuzda bu konudaki desteğe duyulan büyük ihtiyacın da bir göstergesidir. Şu anda 13 farklı şehirden çocuklar merkezimize gelip destek eğitimini alıyor. Hacettepe Üniversitesi Ergoterapi Bölümü'nün desteklediği merkezimiz, üst düzey eğitimciler eşliğinde sürekli ve güncel değerlendirmeler ile disleksili çocuklara hizmet veren merkezde ailelere de eğitim verilmektedir" diye pek bilinmeyen disleksi konusunda verdikleri hizmetler ve disleksili çocuklar konusunda en büyük desteği Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından aldıklarını kaydetti. Disleksi Öğrenim Güçlüğü Derneği'nin farkındalık ortaya çıkartmak için kurulduğunu kaydeden Tokar, disleksinin çocuklarda ilkokul dönemine kadar yeterince tanınmadığını ifade ederek "Çocuklar harfleri ters yazıyorsa, paragraf atlıyorsa, din, Tanrı, takvim, zaman ve para gibi soyut bilgileri zor öğreniyorsa, ailelerin bir psikiyatriste başvurmaları ya da tanılama süreçlerinden geçmeleri gerekiyor" Nedir?Disleksi, zihinsel ya da görme ve işitme yetersizliği bulunmamasına rağmen okuma, yazma, dinleme ve matematiksel işlemleri öğrenmede ve kullanımında güçlük olarak kendini gösteren ve nüfusun yüzde 3-10'ununu etkileyen nörolojik temelli bir bozukluktur. Disleksili çocuklar okul öncesi dönemde çeşitli belirtiler gösterseler de asıl tanıları genelde ilkokula başladıktan sonra konmaktadır. Disleksinin zeka ve sosyokültürel yoksunlukla ilişkisi bulunmamaktadır. Disleksili çocukların yaşadığı güçlük, geleneksel eğitim ortamlarındaki yöntemlerle akıcı okuma, okuduğunu anlama ve yazmayı yaşıtları kadar çabuk öğrenememeleridir. Disleksili çocukların öğrenme ve öğrendiklerini ifade edebilmelerine olanak sağlayan çeşitli eğitsel ve sanatsal yöntemler onların güçlü yönlerini ve özel yeteneklerini ortaya çıkartmalarına yardımcı olmaktadır. Disleksi alanındaki sorunların tartışılması, çözüm önerilerinin üretilmesi ve geleceğe yönelik yol haritasının belirlenmesi amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Disleksi Öğrenim Güçlüğü Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Disleksi Öğrenme Güçlüğünde Güncel Yaklaşımlar ve Gelecek Hedeflerinin Belirlenmesi Çalıştayı" 26-27 Kasım 2015 tarihleri arasında Antalya Kemer'de gerçekleştirilmişti. Bakanlık geçtiğimiz yıl ayrıca disleksili çocukların uygun ve doğru eğitim aldıklarında senaryo yazmak gibi öğrenilmesi çok zor görünen bir alanda başarılı olabileceklerine dair kanıt geliştirmek ve farkındalık ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilen "Disleksili Senaryom" projesi ile disleksili çocuklar tarafından yazılmış senaryoların yer aldığı kitapların tanıtıldığı bir organizasyon düzenledi. - ANKARAİhlas Haber Ajansı / Güncel Fatma Betül Sayan Kaya Türkiye Politika Güncel Haberler Ankara İlinde Öğrenme Güçlüğü Alanındaki Eğitim ve Uygulamalarımız Çayyolu Ümitköy’de Sağlanmaktadır. Ses Özel Eğitim’de, Whole Brain Method ile Disleksi ve Hiperaktiviteyi Kapsayan Özel Öğrenme Güçlüğü İçin Bütünsel Yaklaşımla Kalıcı Olarak Sonuç Alınmaktadır. Eğitim Bakanlığı Ankara Çayyolu Ümitköy’de Öğrenme Güçlüğü Destek Eğitim Programları “Ses Getiren Sonuçlar” . WHOLE BRAIN METHOD Ankara SES ÖZEL EĞİTİM Whole Brain Method kapsamında, bütünsel eğitim sistemiyle Ses Getiren Sonuçlara imza atan, model alınmayı hedefleyerek yola çıkan ve bunu beklenenden çok daha kısa sürede başaran akademimizde, kurucularımız ile Dünya çapında uluslararası üniversitelerle akademik altyapılı olarak eğitim vermekteyiz. Özel Öğrenme Güçlüğü Özgül Öğrenme Güçlüğü Alanında Modüller Arası ve Uzmanlar Arası Koordinasyonla Mümkün Olan En Kısa Sürede Maksimum İlerleme Sağlanmaktadır. Diğer merkezlerden farklı olarak RAM Raporu Onaylı eğitim veren akademimiz sadece özel öğrenme güçlüğü grubuyla çalışmaktadır ve alanında ün sahibi uzman kadromuzla akademik gelişme sağlamanın yanı sıra öğrencilerimizin sosyal yönlerinin gelişmesi adına kapsamlı eğitimler sunmaktayız. Ergoterapi Occupational Therapy alanında fark yaratarak bir modeli Ülkemize kazandıran akademimiz zamanının ilerisinde bakış açısıyla alanına ışık olmaktadır. Akademimiz, ulusal ve uluslararası toplumların ihtiyacı olan iyi yetişmiş, gereken beceri ve bilgilerle donatılmış, yetenekli, çağdaş, kendini sürekli geliştiren bireyler yetiştirmeyi kendine amaç edinmiştir. Disleksi, Özel Öğrenme Güçlüğü, Hiperaktivite Derneği Türkiye’de alanlarının öncülerinin Ankara’da bir araya gelerek oluşturduğu dernek Modernize Metotlar ile özel öğrenciler için eğitim yöntemleri üretilmiştir. Tanılı öğrencilerin haklarını korumak, velilerini bilinçlendirmek, okullardaki ve alandaki eğitimcileri geliştirmek için yola çıkan oluşumda, yıllar içerisinde, öğrencilerin kısa sürelerde şaşırtıcı seviyede ilerleme kaydetmeleri sonucu modern eğitim metotları üzerine okullaşılmıştır. Anadolu Gazetesi’nin 16. Onur Ödülü’nü layık gördüğü derneğin Ankara’da özel öğrencilerin ailelerince takdir toplamasıyla, dernek başkanı Mehmet Güngör, alanının liderlerini bir araya getirmiştir ve sağladığı destekle dernek temelli çalışmalar özel eğitim akademisi haline gelmiş, açılacak yeni kolej için altyapı oluşturulmuştur. – “WHOLE BRAIN METHOD” TAM ve KALICI SONUÇLAR ALMAYA DEVAM EDİYOR. WHOLE BRAIN METHOD Konuyu araştırmacı bir velimizin düşüncelerini ve görüşlerini de içeren cümlelerle özetlemek en doğru açıdan yaklaşmak olacaktır. Akademimiz öğrenme güçlüğüyle bağlantılı farklı alandaki uzmanların aynı bünyede bulunması sayesinde sürekli olarak öğrenciyle ilgili inceleme ve tespit halindedir. Öğrencimizle ilgili keşiflerimizi uzmanlarımız birbirlerine aktarmaktadırlar. Her bir uzmanımız kendi uzmanlık alanını Whole Brain’in işleyişinde diğer alanlarla birleştirerek kullanmaktadır. Öğrenme güçlüğüyle bağlantılı farklı uzmanların aynı bünyede akademimizde bulunmasıyla çok hızlı şekilde aksiyon alınabilmektedir. Böylece arada bilgi, zaman ve motivasyon kaybı yaşanmasına izin verilmemektedir. Farklı alanlardaki psikolojik etkenler işlenmekte ve eğitim uygulama sürecine dahil edilmektedir. Bu şekilde Whole Brain Maksimum etkiye ulaşmaktadır. “Whole Brain Method” Uygulamadaki Türkçe Adıyla Bütünsel Teknik, Tam ve Kalıcı Sonuçlar Almaya Devam Ediyor. Ses Özel Eğitim, Bütünsel Yaklaşımla Eğitim Vermektedir. Whole Brain Method, Bütünsel Teknik, Aynı Zamanda Uluslararası Bir Projedir. Tüm Dünyadaki Tanılı Özel Öğrencilere Fayda Sağlayabilmek İçin Sesimizi İki Dilde Duyurmayı Hedeflemekteyiz. Bütünsel Teknik başlığı altında 4 farklı alanda modüler olarak sistemi anlatmaktaki amacımız, fikri anlaşılabilir kılmak ve velilerimize kolayca aktarabilmektir. Dünyanın en ilerideki uzmanlarının bu alanda ilk sırada en etkili yaklaşım olarak gördüğü teknik, bünyemizde uygulanmaktadır. Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite, Öğrenme Güçlüğü, Disleksi, Dil ve Ses Bilimleri, Okul Akademik Başarısı üzerine bütünsel yöntemlerle yoğunlaşmış uluslararası bir proje olarak ortaya çıkan Whole Brain Method’un akademi eğitim kurumu bazlı pilot uygulaması Ankara’da MEB Ses Özel Eğitim bünyesinde gerçekleştirilmiştir ve uygulanmasına devam edilmektedir. Ses Özel Eğitim kadrosunun 1995 yılından itibaren Çayyolu Ümitköy’de, kendi akademilerindeki ve okullarındaki, sonrasında Ankara’nın diğer bölgelerindeki öğrenme yöntemleri odaklı eğitim uygulamalarından ve araştırmalarından alınan veriler Whole Brain Method’un bugünkü haline gelmesinde büyük pay sahibidir. Büyük yankı uyandıran method, temelini oluşturan bütünsel yaklaşımda, beyin gelişim programları üretirken nörobilim, psikololoji, sanat, sosyoloji, eğitim ve pedagoji alanlarında bağlantılar kurarak ilerler. Yöntem, eğitim alanında ilerlerken yine görsel, işitsel, duyuşsal öğrenme yöntemlerini ve bilişsel, bilişötesi öğrenme stratejilerini bütünsel olarak ele alarak 4 ile 7 hafta aralığındaki süreçlerde ileri düzeyde gelişim ve yoğunlaştırılmış süreç sonrası programın devamıyla mutlak gelişim sağlar. Whole Brain Method dahilindeki 13 Modül 4 gruba ayrılır. Bunlar; Beyin Gelişim Modülleri, Psikolojik Modüller, Akademik Modüller ve Sanat Modülleridir. 13 Modülün içinde toplam 72 farklı uygulama ve alt yöntem bulunmaktadır. Modüllerden, beyin nöroplastisitesi tabanlı seansları içerenler Dünya’da binlerce okul ve merkezde uygulanmaktadır. İlgili alanlarda evrensel olarak kabul görmüş üniversitelerle, kanıtlanmış yöntemler ve kaynaklar dahilinde Whole Brain Method’un akademik işbirliği sürdürülmektedir. Çoğunluğunun eş zamanlı uygulanması gereken 13 farklı modülü içeren ve öğrencilerin potansiyellerini ortaya çıkartan yenilikçi yöntemin yüksek başarı oranındaki en önemli unsur modüllerin bir arada takibiyle alana bütünsel yaklaşılmasıdır. . Çalıştığımız Öğrenci Profili, Özel Öğrenme Güçlüğü, Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite, Okuma – Yazma Becerilerinin İlerletilmesi İstenen Öğrenci, Okul Başarısında Artış Hedeflenen Öğrenci, Üstün Zekalı ve Özel Yetenekli Öğrenci, Disleksi, Diskalkuli, Konuşma Sorunları, Sosyal İletişim Problemi Konuları üzerine eğitime ve gelişime ihtiyaç duyan 5-21 yaş arası, alanda, aileleri zaman içerisinde tecrübe ederek bilinçli hale gelmiş veya araştırmacı, irdeleyici yapıları sayesinde erkenden bilinçli hale gelmiş bireylerden oluşmaktadır. Çünkü bilimsel olarak kanıtlanmıştır ki uygulanması sadece alanda uzmanlığı ve tecrübesi en yüksek düzeyde olan kadrolarca gerçekleştirilebilen bütünsel yaklaşım, Dünya’da başarı oranı en yüksek yöntemdir. Diğer bir küme, Yaşam kalitesini arttırmak isteyen, dikkat eksikliği konusunda herhangi bir tanı almamış olsa bile dikkat ile ilgili problemleri olduğu düşünülen ve akademik performansının arttırılması hedeflenen, bilişsel becerilerini geliştirmek isteyen bireyler, konsantrasyon, okuma, yazma, konuşma, davranış bozuklukları, hafıza, unutkanlık gibi konularda çözüme ulaşmak isteyen bireylerden meydana gelen ikinci kümedir. Öğrencilerin potansiyellerini maksimum düzeyde kullanabilmeleri için Whole Brain Method, kişiye özel olarak programlanan bire bir özel eğitimler, uygulamalar ve grup eğitimlerini içerir. Whole Brain Method, kişiyi pozitif gelişime, tam ve kalıcı sonuca ulaştırmak için çok yönlü uygulamalar ve eğitimler sağlar. Bu uygulamalar öğrencilerin, Dikkat süresini arttırır. Okuma-yazma ve öğrenme becerilerini geliştirir. Uygulamalar, Problem çözme-kurma becerisinin gelişmesini, Özgüvenin gelişmesini, Motivasyon artışını, Akademik başarıda ilerlemeyi, Dil ve konuşmada gelişme, Bilişsel becerilerde, kaba motor ve ince motor becerilerinde gelişme, Psikolojik gelişim, davranışsal gelişim, sosyal iletişimde gelişim sağlar. Program 4 ile 7 haftalık sürecin sonunda pozitif sonuç vermektedir ve programın devamı da bünyemizde sağlanabilmekdir. 13 farklı modül içeren Whole Brain Method kapsamında katılımcılar, belirli modüllerde ergoterapi de içeren bir sürece tabi tutulmaktadır. Ergoterapi geniş açıyla ele alınması gereken bir alandır ve bu nedenle eğitim ortamı bütünüyle dizayn edilirken ergoterapi göz önünde bulundurulmalıdır. Farklı modüllerin eş zamanlı olarak tek bir çatı altında uygulanabiliyor oluşu, belirlenmiş uzmanların gözlem sahasının bu yolla geniş tutulabilmesi ve bu uzmanların yakın kontak halinde koordineli çalışıyor oluşu bu noktada büyük önem arz etmektedir. Yenilikçi yöntem, ergoterapi occupational therapy alanında fark yaratarak bir modeli Ülkemize kazandırmıştır. Yöntemin işleyiş mantığı şu şekilde özetlenebilir Öğrencinin hayatındaki, sıkıntı duyduğu sadece tek bir değişken bile pozitife çevrilebildiğinde, öğrencide belirli bağlamlarda gelişme görülür. Eğer öğrencinin hayatındaki birçok değişkeni pozitife çevirirseniz, en tabii haliyle öğrencide büyük ve belirgin bir gelişme görülür. Eğer çoğu değişken Whole Brain Method dahilindeki 13 modülle pozitife çevrilirken, aile ve okul entegre olarak ilerlerse öğrencide istenilen kalıcı gelişim görülür. 13 Modül İçeren “Whole Brain Method” Dahilinde Süreç, Sırasıyla Analiz, Modül Seçimi, Uygulama ve Eğitim Evreleri Olarak Gerçekleşir. 1 – Analiz Lisanslı nöro-psikologlar, klinik psikologlar, bakanlık onaylı atanmış psikologlar, terapistler, uzman ve özel eğitimciler, pedagog ve akademik lisanslı sanatçılar, dilbilimci ve ses bilimi alanındaki uzmanların “ruhsatlı” olarak dahil olduğu bölümdür. Yapılan değerlendirme görüşmeleriyle başlayan süreçte gözlemle birlikte kapsamlı şekilde gerekli inceleme ve analizler yapılır, kişiye Whole Brain Method’a özgü testler de uygulanır. Yöntemin en önemli evresi olan analizler sonucunda kapsamlı bir rapor ve kişiye özel ilerleme planı hazırlanmaktadır. 13 modülden hangilerinin ihtiyaç dahilinde olduğu, 13 modülün içindeki 72 farklı alt yöntem ve uygulamalardan hangilerinin takip edileceği analizlerle belirlenir. Analizler randevu ile gerçekleşmektedir. Öğrenciler için uygulanan analizlerde velilerden mutlaka öğrencinin öyküsü dinlenmektedir. Analizler aynı zamanda uzman görüşü içeren birer ek tanılamadır. Bu alanda da ilk olan kurumumuz model alınmasıyla, ilk doğru örnek oluşuyla yapılanmanın liderliğini sürdürmektedir. Çayyolu Ümitköy Bölgesi’ni pilot bölge olarak seçen kurumumuz, Türkiye çapında ve uluslararası çapta yeni başarılar için çalışmalarına ara vermeden devam etmektedir. Kurumumuz Ruhsatlandırma Tarihiyle Resmi Olarak İlk Kuruluştur. 2 – Modül Seçimi Bu basamakta uzmanlar analizdeki verileri işleyerek programı detaylandırır ve kişinin özelliklerine göre netleştirir. Bireyin tam ve kalıcı sonuca ulaşabilmesi amacıyla 72 farklı alt yöntem uygulamadan ihtiyaç dahilinde olanlar bireyin çok yönlü programı için detaylandırılır. 13 modülden belirlenenler gerçekleşen analiz doğrultusunda seçilerek bireyin seans planlaması yapılır. Whole Brain Method’un yüksek başarı oranındaki en önemli unsur, modüllerin birlikte ve çoğunun eş zamanlı uygulanmasıyla etkinliğini gösteren bütünsel yaklaşımdır. Analiz sonucunda hangi modüllerin hangi sırayla, hangi modüllerin eş zamanlı uygulanacağına karar verilir. Yoğunlaştırılmış 4 ile 7 haftalık dönemdeki destek eğitim programı sadece cumartesi ve pazar günlerine planlanabilmektedir. Yılın her dönemi başvuru kabul edilmektedir. Modül başlıklarına tıklayarak her biri ile ilgili ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. MODÜLLER – Yukarıda Görülen Toplamdaki 13 Modülü Ana Sayfada “Modül Seçimi” Başlığının Alt Bölümünde Bulabilirsiniz. Modülleri Temsil Eden Kutucuklara Ulaşmak, Ana Sayfaya Geçmek İçin Buraya Tıklayınız. Özel Öğrencilerimiz Eksik Değil Sadece Farklıdır. Farklı Olanlar İçin Farklılıkları En Güzel Haliyle Yaşayarak Hayatta Önemli Başarılara İmza Atmak Sıradan Olan Bireylere Göre Daha Yüksek Bir İhtimaldir. Öğrenme Güçlüğü ÖÖG, dikkat eksikliğinden kaynaklı, disleksiden veya hiperaktiviteden kaynaklı olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu tanıları almış öğrencilerin beyinleri genelden farklı işlemektedir. Öğrenme Güçlüğü kişinin farklı öğrenme biçimine sahip oluşundan gelir. Ancak bu durum akademik dönemde öğrencinin zorlanması dışında birçok avantajı da barındırabilmektedir. Farklı işleyen beyinler önemli başarılara imza atma potansiyelini daha yüksek oranda barındırırlar. Bilindiği üzere öğrenme güçlüğü tanısı olan öğrencilerin birçoğu normal zekada veya normal zeka seviyesinin üzerindedir. Bu tanıya sahip öğrencilerin bu nedenle benzer öğrencilerle eğitim görmesi gerekmektedir. Birçok merkezde farklı gruptan tanılara sahip öğrencilerle Öğrenme Güçlüğü tanılı öğrenciler bir arada eğitim görmektedir. Bu durumun pedagojik ve psikolojik bazda değerlendirilmesiyle çok yanlış olduğu görülmektedir. Çayyolu Ümitköy akademimizde sadece Öğrenme Güçlüğü tanılı öğrenciler eğitim almaktadır. Önemli olan akademik dönemde öğrencilerin bu konuyla başa çıkmalarını sağlamak ve sonrasında ilgi alanlarına göre, onları doğru yönlendirmektir. Anahtar, öncelikle özgüven inşa etmek, içlerindeki bu özel saklı potansiyeli çok yönlü alanlarda öğrenciyi destekleyerek ortaya çıkartmaktır. Akademimiz, Özel öğrencilerimizi toplumda en iyi noktalara ulaştırmayı, Maddi olanağı kısıtlı olan yetenekli gençlere ücretsiz olarak mümkün olan en iyi eğitimi vermeyi, Eğitim kadrosunu en tecrübeli, eğitimli ve ulusal ve uluslararası toplumda eğitim konusunda yetkinliğini ve saygınlığını kanıtlamış eğitimciler arasından seçmeyi, Dünyamızdaki ve Ülkemizdeki gelişmeleri sürekli takip ederek sürekli yenilenmeyi, Kalite Yönetim Sisteminin etkinliğini sürekli geliştirmeyi hedefleyerek standartlarını şekillendirmiştir. Sadece Öğrenme Güçlüğü Grubuyla Çalışan Ruhsatlı İlk Akademiyiz. Bilindiği üzere psikolojik ve pedagojik bazda en doğru olan, öğrencinin kendi grubu dışındaki bireylerle destek eğitim almaması, sadece kendi grubundaki bireylerle birlikte eğitim almasıdır. Akademimiz bu konuda ilk olmakla birlikte alanda ruhsata sahip oluşuyla da bu alanda resmi olarak ilk kuruluştur. Akademimiz birçok konuda Türkiye’de ilk ve tek olmanın yanı sıra sadece kendi özkaynaklarıyla ilerlemiş bir kurumdur. Kurucularının başkanlığındaki dernek alandaki ilk dernek olmasına rağmen hiçbir zaman dernek üyeleri de dahil olmak üzere tek bir bağış veya harici destek alınmamıştır. Dernek en aktif döneminde bile sadece kurucularının özkaynaklarıyla ilerlemiştir ve dernek temelli çalışmalar bir akademiye dönüşmüştür. Akademi dönemimizde de yine kurucular haricinde hiçbir ekstra destek alınmamıştır ancak sürekli şekilde öğrenme güçlüğü alanına destek verilmiştir. Akademimiz, bilimsel çalışmalarıyla, çeşitli yayınlar ve yayımlarla, model teşkil ederek, eğitim ve uygulamalarıyla alana destek olurken alandaki otoriter uzmanlarca ve velilerce keşfedilerek markalaşmıştır. Hiçbir harici destek almadan emsal olan kuruluşlar en tabii haliyle günümüzdeki en başarılı kurumlardır. Çünkü bu kurumların markalaşması ancak ve ancak kurumların büyük başarıları varsa mümkün olabilmektedir. Akademimizi, velilerimiz önemli başarılarımızı duyarak kendi kendilerine keşfetmişlerdir. Kurucularımızın manevi boyutu en ön plana koyarak akademimizi, kendi hayatlarında ilk sırada tutmaları anahtarımızdır. Resmi olarak birçok ilke imza atan kurumumuz bu konuda da yine Türkiye’de ilk ve tek olmanın haklı gururunu yaşamaktadır. Bünyemizde, öğrencilerimizin ailelerinin ve öğretmenlerinin tanı öncesindeki ve sonrasındaki süreçte izleyecekleri yol konusunda kapsamlı danışmanlık sağlanmaktadır. Öğrencilerimize özgüven aşılamak, kişisel ve toplumsal gelişimlerini sağlamak adına sosyal aktiviteler ve aile eğitimleri organize edilmektedir. Özel eğitim kursları kapsamında Özel Öğrenme Güçlüğü Özgül Öğrenme Güçlüğü programlarında uygulanan eğitim metotlarının ana başlıkları sabitken bu ana başlıkların alt başlıkları, öğrencinin kişisel özelliklerine göre değişmektedir. Öğrencinin eğitimi süresince gösterdiği gelişmeler, yaşadığı değişimlere ve performansındaki değişimlere göre kişiye özel olarak eğitim süresi boyunca izlenen müfredat revize edilmektedir. Okulda gösterilen başarı öğrenme yeteneklerini kazanıp kullanabilmenin bir sonucudur. Günümüzde okuldaki başarı seviyesi yaşamın tüm alanlarını etkileyebildiğinden önemsenmektedir. Özel Öğrenme Güçlüğü Özgül Öğrenme Güçlüğü için belirtilen bir çok tanım vardır ve bu tanım ile ilgili tartışmalar hala devam etmektedir. Genel hatlarıyla belirlenen ortak özellikler şu şekildedir; Öğrenme problemi olan kişilerin akademik başarı sorunları olur. Başka bir şekilde öğrenme potansiyeli ile asıl öğrendikleri arasında açık bir fark gözlemlenir. Öğrenme güçlüğü çeken çocuklarda, akademik yeteneklerin gelişmesi, dil gelişimi ve fiziksel gelişimde türlü problemler gözükebilmektedir. Diğer yandan üstün zekalı öğrencilerde de özel öğrenme güçlüğü ve ciddi boyutlarda sosyal alanda sorunlar gözlemlenebilmektedir. Öğrenme zorluğu eğitim hayatına başlayan çocukların %5 ile %10’luk bir kısmına etki eder. Özel Öğrenme Güçlüğü’ne yönelik uygulamalar tek yönlü gerçekleştirildiğinde yeterince fayda sağlamamakta, öğrencilerde pozitif sonuçlar gözlemlenememektedir. Bu nedenle bu ciddi konuların tedavisinde her öğrenci için özel programlar oluşturulmalı ve bu programlar oluşturulurken uygulamalar tek yönlü tutulmamalıdır. Eş zamanlı veya doğru sıralama ile yapılacak uygulamalar sonuç vereceği için tedaviden önce uzun bir tanılama, tedavi esnasında da öğrenciyi tanıma ve gözlemleme evresine ihtiyaç duyulmaktadır. Tanıma ve gözlemleme evreleri gerçek anlamda ancak ve ancak verilen eğitimler esnasında gerçekleşmektedir. Bu süreç eğitimcileri, uygulayıcıları ve psikolog yardımını kapsamak zorundadır. Koordine olmuş bu birimler belirlenecek programı kişiye özel hazırlamalıdır. Elbette tecrübeli uzmanlarımızca gerçekleşen ilk analiz evresinde izlenecek yol büyük oranda belirlenmektedir. Analiz evresinin akabinde geçilen eğitim ve uygulama evresinin ilk haftasıysa detaylı analiz imkanı sağlar ancak özel eğitim son derece detaylı bir alandır ve çok fazla değişkeni içinde barındırır. Bu nedenle verilen eğitimler esnasındaki gözlem ve analizler sürekli olarak büyük önem arz etmektedir. Ses Özel Eğitim bünyesinde, Psiko-Pedagojik faktörler göz önünde bulundurularak hazırlanmış eğitim programları dahilinde belirlenmiş moral – motivasyon kriterlerini içeren eğitimlerde öğrencilerimizin öğrenme sürecinde, psikolog desteği ile verimliliklerini arttıran bir platformda çalışmalar yapılmaktadır. Okula destek eğitim programları ve yaşamsal özel eğitim çalışmaları kapsamında kurucularımızın geçmişte aldığı pozitif sonuçlar Ses Özel Eğitim bünyesindeki çalışmalar için model olmuştur. RAM’ca Özel Öğrenme Güçlüğü Kategorisi’ne alınmış disleksi için bir örnekle açıklama yapılacak olursa; her ne kadar beynin sol tarafı kelimelerle, sağ tarafı müzikle ilgileniyor gibi görünse de bunun kesin bir kural olduğu söylenemez. Daha önceki çalışmalarda okuma-yazma ve aritmetik işlemlerinin çoğunun insan tarafından solaklar dahil sol yarı küre ile yapıldığı bulunmuştu. Bir insanın hassas tarafı, yeni fikirlerle, düşüncelerle, görsel perspektifle -yaratıcı zeka ve zeka ile- ilgili olan kısmı ise beynin sağ yarı küresi. Beynimizdeki farklılıkların bilincinde değiliz. Sağ ve sol elle yazan insanları düşünün. Çoğu solaklar tersten yazmayı daha rahat başarırlar. Mesela Leonardo de Vinci. Günlüğünü tersten tutmuştur, daha sonra günlüğünü rahat okumak için aynanın karşısına geçmiştir. Bu insanların beyinleri solakların olayları daha farklı algılamaktadır. Çoğu solak, sağ elli insanların dünyasına girdikten sonra, sevecen olmayan bir öğretmenin de sınıfına düşmüşse okuma-yazma konusunda disleksi denilen problemle karşılaşabilir. İki yarıküre birbirinin aynı değildir. Her ne kadar birbirlerinin ayna görüntüleriymiş gibi görünseler de anatomik olarak da farklılıklar gösterirler. Beyin, insan vücudunun en karmaşık, anlaşılması en güç organlarından birisi. Ancak sırları gün geçtikçe biraz daha gün ışığına çıkıyor. Ümitköy Akademimiz Özel Öğrenme Güçlüğü tanılı öğrencilere eğitim vermektedir. Bu gruptaki öğrencilerin, diğer alanlarda tanı almış öğrencilerle birlikte aynı merkezde destek eğitim almasının negatif etkilerini önlemek amacıyla sadece bu tanı grubundaki öğrencilerle çalışmaktayız. Özel öğrenme güçlüğünün nasıl ve hangi şartlarda ortaya çıktığına yönelik birçok görüş vardır ancak tüm Dünya tarafından kabul gören araştırmalar ve gözlemler bizlere bazı noktaların öne çıktığını göstermektedir. Öğrenme güçlüğü çeken kişilerde genetik nedenler büyük rol oynar. Doğumdan sonra komplikasyon ortaya çıkan veya erken doğan çocuklarda öğrenme güçlüğü ortaya çıkabilir. Ayrıca öğrenme güçlüğünün erkeklerde kızlardan daha çok görüldüğü söylenebilir. Öğrenmede çekilen güçlük çocuklarda erken dönemde fark edilebilir bunun için bir çok semptom görülebilir. Örneğin yazma, matematik anlama, kavrama, yargılama, okuma, gibi yeteneklerin kullanılmasında problemler görülebilir. Aynı zamanda hiperaktivite, dürtüsellik ve dikkatsizlik öğrenme güçlüğünün erkenden farkedilmesinde önemli rol oynar. Dikkat bozukluğu ve öğrenme güçlüğünün bir arada kişide görülme oranı %20 ile %50 arasında değişmektedir. Öğrenme zorluğunun en belirgin özellikleri arasında çocuğun başarısının manalı bir oranda farklılık gösteriyor olması kabul edilebilir. Bu iki halin bir arada görülme sıklığı farklı yazın bilgilerine göre % 20 ile % 50 arasında değişmektedir. Öğrenme Güçlüğü’nün en belirgin özelliği çocuğun bazı alanlarda başarısı ile zekasının anlamlı biçimde farklılık göstermesidir. Özel öğrenme güçlüğünün direkt olarak etkilediği alanlar; Matematiksel kavramları anlama ve temel işlemleri gerçekleştirmede güçlükler çekilmesi, yargılama, düşünceleri organize ederek bir bütünlüğe ulaşmada sorun yaşanması, kazanılan bilgileri ve işlevsellikleri hatırlamakta zorluk çekmek, konuşma ve dinleme üzerine yaşanan sıkıntılar olarak gösterilebilir. Dikkat eksikliği tanısı genellikle bu gruptaki öğrencilerin karşılaştığı bir tanıdır ancak örneğin disleksi görülen bir öğrenci tamamen disleksiden kaynaklı dikkat eksikliği yaşıyor olabilir. Bu nedenle öğrenciye dikkat eksikliği tanısı koyulması hiçbir anlam ifade etmemektedir. Öğrenciye Disleksi / Öğrenme Güçlüğü tanısı koyulması ve bu bağlamda çözüm için ilerlenmesi daha sağlıklıdır. Her zaman olduğu gibi Özgül Öğrenme Güçlüğü, ÖGG’de erken teşhisin önemi çok büyüktür. Bu zorluğu yaşayan çocuklar, öğrenim hayatlarına başladıkları zaman ortaya çıkan aritmetik ve okuma yetenekleri ile alakalı sıkıntılar bir çok kişi tarafından zeka sorunu veya tembellik olarak adlandırılabildiği gibi böyle yorumlarla karşılaşmak çocuğu tamamen sarsmakta ve özgüvene dair zedelenmelere neden olmaktadır. Halbuki bu gruptaki öğrencilerin zeka seviyesinin sıklıkla normalin üzerinde olduğu görülmektedir. Bu nedenle özel eğitim kursları dahilinde Özel Öğrenme Güçlüğü Destek Eğitim Programları başlığı altında izlenen eğitim metotlarının niteliği ve güncelliği büyük önem arz etmektedir. Yapılan çeşitli incelemeler sonrasında Öğrenme Güçlüğü ÖÖG yaşayan kişilere tedavi sağlanamaması durumunda, ilerleyen yaşlarda kişide depresyon veya kaygı, düşünce bozuklukları gibi önemli sorunların meydana çıkma ihtimali kuvvetlendiği ortaya çıkmıştır. Erken tanı ve tedavi ile ortaya çıkabilecek birçok özgüven sorunu ve bunun bir sonucu olarak doğan duygusal problemler hakkında önlem alınması, uygulamada esas alınan başlıca hedefler arasındadır. Ses Özel Eğitim bünyesinde uzmanlarımız tarafından düşük benlik algısı gözlemlenen çocuklara, terapotik yaklaşımlar sağlanarak çocuklarda özgüven artmasına destek olunur. Özgül Öğrenme Güçlüğü, ÖGG olan çocuklar ne kadar erken belirlenip tedavilerine başlanırsa, öğrenim ve eğitim hayatları da o oranda başarılı olur. Öğrenim hayatı öncesinde yapılabilecek uygulamalar sonucunda, güçlük çeken çocuklarda meydana gelen alfabeyi öğrenme, sayıları ve harfleri kopyalama, yeni kelimelerde zorlanma gibi yeteneklerin geliştirilmesi sağlanarak ÖGG ortadan kaldırılabilir. Eğitim alanındaki 27 yıllık tecrübemizle Ankara Çayyolu Ümitköy’de birikimimizi yenilikçi eğitim modelleriyle sentezliyor, beklentilerinizin ötesinde eğitim kalitesine ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Okula destek eğitim programları ve yaşamsal özel eğitim çalışmaları kapsamında kurucularımızın geçmişte aldığı pozitif sonuçlar Ses Özel Eğitim bünyesindeki çalışmalar için model olmuştur. Özel öğrenme güçlüğü için çeşitli alternatif yöntemler kurumsal kimlikler altında Ülkemizde “çare” olarak lanse edilmektedir. Bir alternatif yöntem tek başına etkili olmamakla beraber genellikle bu alandaki basamaklar bütün halinde yapılandırılmadığı ve uygulanmadığı için sonuç vermemektedir. Whole Brain Method alandaki bu büyük problemin Ülkemizde teşhisiyle Ankara’da yapılanmıştır. Alternatif yöntemler çeşitli merkezlerce ve şahıslarca tek başına yüksek oranda etkiliymiş gibi lanse edilmekte, öğrenci ve veliler yanıltılmaktadır. Şaşırtıcıdır ki içlerinde Ankara’nın da bulunduğu birçok ilimizde sadece alternatif uygulamalar için açılmış merkezler bulunmaktadır. Ancak bu merkezlerin ne psikolog ne de eğitimci çalıştırma ruhsatları dahi yoktur. Tedavisinde zorluk çekilen veya kesin tedavi yöntemi bulunmayan rahatsızlıklar bu gibi merkezler için son derece elverişli şartlar oluşturmaktadır. Bu noktada velilere düşen görev bu merkezlerin psikolog ve eğitimci çalıştırma ruhsatlarını sorgulamalarıdır. Bu kuruluşlar hayret vericidir ki “uygulama”, “çalışma”, “seans” gibi tanımlamalarla bünyelerinde eğitim dahi verdiklerini beyan etmektedirler. Her şeyden önce Milli Eğitim Bakanlığı onayı bulunmadan eğitim vermek Ülkemizde kanunlara aykırıdır. Böylesine hassas bir alanda kanuni zorunlulukları bile yerine getirmeyen bu kuruluşların uyguladıkları alternatif yöntemleri ruhsatsız ve üstünkörü sunmaları konulara bakış açıları da ele alındığında beklenen bir eylemdir. Alternatif yöntemler ancak öğrenci üzerine yapılan araştırmalar doğrultusunda uygulandığında etkili olabilir. Öğrenci üzerine yapılacak araştırmalarda en büyük pay öğrencinin eğitim sürecidir. Öğrenciyi detaylı olarak analiz ettikten sonra alternatif yöntemler uygulanabilir. Analiz evresinin en önemli kısmı öğrenciye verilen eğitimler esnasında gerçekleşmektedir. Ayrıca alternatif uygulamalar esnasındaki eğitim süreci de sonuç almak için hayati önem arz etmektedir. Öğrenci eğitim esnasında gözlemlenmelidir. Alternatif yöntemlerin uygulanma süreci eğitimcileri, uygulayıcıları ve psikolog yardımını kapsamak zorundadır. Koordine olmuş bu birimler belirlenecek programı kişiye özel hazırlamalıdır. Whole Brain Method Dünya’da bu alandaki uygulanması “en meşakkatli yöntemdir” ancak uzmanlarca gereken şartlarda uygulanabildiğinde tabii olarak başarı oranı da en yüksek yöntemdir. BİLGİ ALMAK İÇİN TEL 0312 235 2357 ADRES Osmanağa Konakları, 2432. Cadde, 2494/3 Sokak, Ana Cadde Liva Pastanesi, HSBC Bank yanı Ümitköy, Çayyolu / Ankara ANKARA ÇAYYOLU ÖZEL EĞİTİM MERKEZİ SES ÖZEL EĞİTİM

disleksi özel öğrenme güçlüğü derneği ankara