🌛 Ipek Böceği Için Dut Ağacı
İpek böceğinin tüm gelişim aşamaları maksimum 8 hafta sürdüğü için bu kadar kısa sürede yüksek kazançlar sağlaması da ayrı bir avantajdır. İpek Böceği yetiştiriciliği: Üreticiler için ciddi bir gelir kaynağı durumundadır. Pullu böcek sınıfında yer alan ipek böceğinin bir gelişim süreci vardır.
İpek böceği kozası hasadına katılan İl Tarım ve Orman Müdürü Tanju Özkaya, AA muhabirine, 4 çiftçiye toplam 480 bin lira hibe verildiğini söyledi. Özkaya, ipek böcekçiliği
Budanmazsayukarı ağıyor ve yaprağı sertleşiyor. İpek böceği için uygun değil. İpek böceğine normal meyveli dut yaprakları verilmiyor. Verilirse böcek dışkı çıkarıp kozayı kirletiyor. Dut mutlaka Baraşan olacak.(erkek dut deniyor) 3- Köyde 15 aile kadar ipek böcekçiliği ile uğraşan var.
Gelibolu ve Çanakkale bölgesinde ipek böceği üretimini canlandırmak için önemli bir proje başlatıldı. Projenin hedefi, kadın nüfusunun yüzde 20 sine ipek böceği yetiştiriciliği ve ipek üretimini öğretmek. Yaptığımız araştırmalarda gördük ki, geçmiş zamanlarda köylerimizde ipek böceği üretimi yapılmaktaymış.
700 DUT FİDANIDİKİLDİ. İzmit Belediyesi, mart ayı içinde ipek böceği yetiştiriciliğine uygun olduğu belirlenen Süleymaniye Mahallesi’ndeki belediyeye ait yaklaşık 7 dönümlük alana, 700 adet ichinosa çeşidi dut fidanı dikti. Burada yetiştirilecek dut fidanlarıyla ipek böceklerine besin kaynağı oluşturulacak.
İpek böceğinin başlıca en önemli yiyeceği dut yaprağıdır. İpek böcekçiliği için çok sayıda dut ağacına ihtiyaç vardır. Bu sebepten dolayı ipek böcekçiliği yapanların dut bahçeleri olması çok iyi olur. Ayrıca İpek böcekçiliği için yapılacak bölgenin uygun olması, hasat için büyük önem taşır.
İpekböceği üretmek için, ipekböceklerine sadece dut yaprağı verilir. Bu yüzden, ipek böceği yetiştirmek isteyen bir üreticinin öncelikle Dut Ağacı yetiştirmesi gerekir. Türk Kültürü’nde genellikle kayın, çam, titrek kavak, ardıç, selvi, sedir, meşe, söğüt, elma ağaçları gibi ağaçlar kült ve kutsal olarak
Dut bahçesi ve ipek böceği evinde üreticilere ücretsiz eğitimler verecek olan İzmit Belediyesi, uygun koşulları sağlayan çiftçilere yetiştiricilik konusunda tecrübe kazanmaları için bu alanda üretim yapma olanakları da sunacak.
İpek böceği ülkemizde ise; yaklaşık olarak 1500 yıl önce üretilmeye başlamıştır. Türkiye, iklim bakımından dut ağacı ve ipek böceği yetiştirmek için uygun olan ülkelerden biridir. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ilimiz olan Bursa önemli miktarda ipek üretimin yapıldığı illerin başında gelmektedir.
tMAY. Eğer heyecan verici, az maliyetli ve gizemli bir uğraş arıyorsanız ipek böceği yetiştiriciliği tam size göre olabilir. İpek böceği yetiştiriciliği genelde babadan oğula geçen bir bilgi birikimiyle yapılır. Ancak günümüzde ipek böceği yetiştiriciliği maddi açıdan getirisi epey yüksek bir iş kolu haline gelmiştir. Zira arı yetiştiriciliğinden sonra en karlı işlerden biri ipek böceği yetiştiriciliğidir. Şimdi size senelerdir ipek böceği yetiştiriciliği yapan Mehmet PAMUK’un konuyla ilgili tavsiyelerini sunacağız İpek Böceği Yetiştiriciliği Nasıl Yapılır?YumurtalarKuluçka DönemiBakım ve BeslenmePupa HazırlıklarıHasat ve SonrasıKendi Araç Gerecinizi Yapın!Çiftleşme ve Yeni Nesilİpek Böceği Yetiştiriciliği Kazancıİlginizi çekebilirEvde Çevirmenlik Yapacak Arkadaşlar Arıyoruz! TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin! İpek Böceği Yetiştiriciliği Nasıl Yapılır? Yumurtalar Mehmet Bey, her zaman en önemli olan şeyin yumurta olduğunu söylüyor ve “ipek böceği yumurtası” bulmanın son derece zor olduğunu ve ipek böceği çiftliğini kurmak için yaptığı tek yatırımın 200 adet yumurta satın almak olduğunu belirtiyor. Dilerseniz bu yumurtaları almak için devlet desteğinden de faydalanabiliyorsunuz. Ancak ipek böceği yetiştiriciliği için başka şeyler de gerekiyor. Mesela dut yaprağı… İpekböceklerinin en sevdiği şey Morus alba, yani ülkemizde de sık bulunan beyaz dut ağacının yapraklarıdır. İpekböceklerinin kaliteli ipek üretebilmesi için muhakkak bu yapraklardan tüketmesi gerekir. Ayrıca karadut yaprakları da bu böceklerin sevdiği şeylerden biridir. Ortalama üç yaşındaki bir dut ağacı, ipek böceklerinin ipek üretebilmesi için en iyi kaynaktır. Sağlıklı bir dut ağacı yılda ortalama 10-15 kilo yaprağa sahiptir. Daha sonra ipek böceği embriyolarını, dut yaprakları açmaya başlamadan önce ortalama 10 derece sıcaklığa sahip bir ortamda ağzı kapalı bir kavanoza yerleştirin. Kavanozun dibine kağıt peçete koyun ve kavanozu buzdolabının sebzelik bölümüne yerleştirin. Böcekler yumurtadan çıkana kadar bu şekilde saklayın. Kuluçka Dönemi Dut ağaçları yaprak vermeye başlayınca böcekleri kavanozdan çıkarın ayakkabı kutusu gibi bir yere koyun. Kutunun bulunduğu ortamın kuru, ılık ve iyi havalandırılmış olmasına dikkat edin. Böcekler, tırtıllar ve güveler yumurtadan ipek böceği haline gelene kadar geçirdiği büyüme evreleri yani direkt güneş ışığına maruz kalmamalıdır. İpek böcekleriniz kuluçka evresinde taze havaya ihtiyaç duyar. Bu nedenle böceklerin yanında asla sigara içmeyin. Kuluçka kutusunun sıcaklığı kademeli olarak artırılmalı ve daha sonra belli bir sıcaklığa sabitlenmelidir. Bu da ortalama 20-25 derecedir. Kutu içindeki böcekler ısı, nem ve diğer faktörlere bağlı olarak 3 ila 10 gün arasında yumurtadan çıkarlar. Yumurtadan çıkmaları yaklaşık 10 dakika sürer ve genelde bu olay sabah erken saatlerde olur. Bu da bir sabah uyandığınızda doyurmanız gereken 200 tane canlıyla karşı karşıya kalmanız anlamına gelir! Yumurtadan çıkmayan diğer ipek böcekleri genelde ertesi günü beklerler. Bu yumurtalar ayrı bir kutuya konmalıdır, zira yumurtadan ilk çıkan gruptakilerden farklı bir gelişme süreçleri olacaktır. Yeni doğan ipek böceklerinin yaklaşık 3 milimetre büyüklüğünde olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Ancak bir ay içinde ilk ağırlıklarının katına ulaşırlar. Bu denli bir büyüme ancak dut yapraklarıyla mümkündür. Bakım ve Beslenme Yumurtadan yeni çıkan böcekleri dut yaprağıyla beslemeye başlayabilirsiniz, ancak dut yapraklarının damarlı kısımları çıkarmalı ve yaprağın en yumuşak kısımlarını vermelisiniz. Bu kısımları da birer santimetrekarelik küçük parçalara ayırıp verin. Yaprakları günlük olarak ağaçtan koparmanızda fayda var, ancak herhangi bir acil durum için buzdolabında da bir miktar yaprak saklayabilirsiniz. Yeni doğan ipek böcekleri yedikçe büyür ve dolayısıyla besin ihtiyaçları da aynı oranda artar. Eğer herhangi bir nedenle bir öğünü geç verirseniz bir sonraki öğünde ipek böcekleri daha fazla yaprak tüketir, bu da böceklerin hastalanmasına neden olur. Eğer ipek böceklerini dengeli ve düzenli besleyemezseniz üretecekleri ipeğin kalitesi de düşük olur. Yapmanız gereken şey, ipek böceklerine dengeli ve düzenli olarak besin sağlamak ve kutularındaki solgun yaprakları toplamaktır. Yani iyi malzemeyle düzenli olarak beslemek bu işin temel kurallarınan biridir. Bir diğer husus da ipek böceklerinin altına serdiğiniz örtü benzeri katmanı sürekli olarak temizlemektir. İpek böceklerinin altına düzenli olarak taze ve kuru kağıt sermeli ve kirlenmiş kağıtları toplamalısınız. Eğer bunu yapmazsanız kağıtlar küflenebilir. Bu da ipek böceklerinin hastalık kapmasına neden olabilir. İpek böcekleri sabah ve akşamları daha çok besin tüketirler, ancak günboyu beslenmeyi bırakmazlar. Yalnızca deri değiştirme tüy dökme dönemlerinde bir şeyler yemeyi keserler. Bu da 4 periyot halinde yaklaşık 5-6 günde bir olur. Her deri değiştirme döneminden önce, ipek böceklerinin başı kabarır. Derileri rengini kaybeder ve vücutları saydam bir hal alır. Ayrıca bu dönemde ipek böcekleri çok hareket etmezler. Larvaların bu dönemde hareket ettirilmemesi ve rahatsız edilmemesi son derece önemlidir. 24 saatlik deri değiştirme süreci boyunca, ipek böcekleri tam bir uyku halinde olurlar ve hiçbir şey yemek istemezler. Normalde çok iştahlı canlılar olduğunu da eklemek gerekir. İpek böcekleri özellikle koza örmeden, diğer bir deyişle ipek üretimine başlamadan önceki son hafta çok daha obur hale gelirler. Pupa Hazırlıkları Pupa, böceğin larva halinden erişkin hale geçerkenki durumunu anlatan bir terimdir. Tırtıl halindeki ipek böcekleri büyümeye başlayınca böceklerin bir kısmını başka bir kutuya nakledin. Zira her böceğin büyümek için biraz daha fazla alana ihtiyacı olur dönemde. Bu dönemde tırtılların birbirinin üstüne çıkmasını engellemeniz gerekir, çünkü derileri kadifemsi bir yapıda olduğu için ipek böcekleri birbirlerine temas ederse yırtılmalar meydana gelebilir. Yaklaşık 3 hafta sonra ipek üretimi zamanı gelir. Bu dönemde ipek böceklerinin içinde bulunduğu kutuları köşeli hale getirmeniz gerekir. Zira ipek böcekleri ipek üretimine başladığı zaman ipekleri dolayacakları bir yer ararlar. Kutunun içinde köşeli şekillerin olması böceklerin işini kolaylaştırır. 30’luk yumurta kartonları bu iş için idealdir. İpek böcekleri yumurtadan çıktıktan 25-32 gün arasında yemeyi keser ve artık ipek üretmeye başlar. İpek böceklerinin ipek üretimine başladığını onların hantal ve hareketsiz olmasından anlayabilirsiniz. İpek böceğinin kafası sağa sola doğru hareket eder, çünkü kendine yeni bir ev arar. Larvaların gözleri olmadığı için ipek üretimine geçmek için fazla yer değiştirmelerine müsaade etmeyin. İpek böceği ağzının altındaki bir delikten ipek salgılamaya başlar. İpek salgısı bu deliğin açılmasını sağlar. Bu esnada hakiki ipek, serisin adı verilen ipek özüne bulaşır. Bu öz, havayla temas edince yapışkan bir hal alır. Bu yapışkan madde de ipek böceklerinin öncü ipek telleri oluşturmalarını ve kozalarını şekillendirmelerini sağlar. Tırtıllar kozalarını şekillendirdikten sonra sırt üstü yatar ve bacaklarını toplar. İçlerindeki ipeği dışarı salgılamak için ıkınırlar. Bu süreç böcek için kolay olmaz ancak, sonunda sekiz figür bulunan bir kabuk oluştururlar. Kısa süre içinde ipek böceğinin kaybolduğunu görürsünüz, ancak kozanın içinden sesler duymaya devam edersiniz. Tüketilen dut yaprakları ipek olmaya başlamıştır kozanın içinde. 7 santimetrelik tırtıl, 3 santimetrelik bir pupaya dönüşür bu esnada. Tüm ipek eğirme süreci yaklaşık 3 gün sürer ve izlemesi çok keyiflidir. Hasat ve Sonrası Yorulan pupa kendini güveye dönüştürür ve bu süreç yaklaşık 10-15 gün sürer. Bu noktada karar vermelisiniz Eğer bir sonraki yıl da ipek böceği yetiştirmek istiyorsanız bir miktar kozayı seçmeli ve onların yaşam döngülerini tamamlamalarına izin vermelisiniz. Şüphesiz eşit miktarda erkek ve dişi seçmeniz gerekir. Cinsiyetlerini anlamak için koruyucu kabuklarına bakabilirsiniz. Erkekler, kum saati şeklinde bir yer fıstığına benzer. Dişiler ise oval şeklindedir ve daha büyük olurlar. Bir güvenin 300-400 yumurta üretebileceğini, bunlarında yaklaşık %80’inin yumurtadan çıkabileceğini dikkate alın. Yani 24 tane kozadan yaklaşık 3000 yumurta çıkar ortalama. Bu “damızlıkları” başka bir kutuya yerleştirmelisiniz. Temiz ve kuru bir kutu olmalıdır. İpek salgılarını kutudan çıkarmanın özel bir yolu yoktur, hafifçe çekerseniz zeminden sıyrılırlar ama. Bu “artık” niteliğindeki ipekleri gene de ziyan etmeyin. Onları da toplayın, zira bu artık ipeklerden “şantuk” adı verilen güzel bir kumaş üretilebilir. Genelde geri kalan kozalar çeşitli renkte olurlar Açık kahverengi, krem beyazı, hafif limon sarısı, soluk yeşil gibi renkte olurlar. Bu kozalar, içindeki tırtıllar ipek eğirmeye başladıktan 7-10 gün sonra hasat edilir. Kozaların içindeki pupaları öldürmek, içerideki ipeğe ulaşmak için şarttır. Eğer pupaları öldrmezseniz çözücü bir madde salgılanır ve bu da ipek liflerine zarar verir. Hoş bir olay değil elbette, ancak bunu yapmanın en kolay yolu kozaları kağıt bir torbanın içinde koyup 100 derece sıcaklıktaki bir fırında 20 dakika bekletmektir. Güneş altında en az 6 saat bekletmek de aynı işi görür. Pupalar öldükten sonra birkaç gün sonra ipekleri toplamaya başlayabiirsiniz. Ancak bu arayı 2 günden fazla tutmayın, zira kozanın içindeki krizalit denen madde ipeğin saflığını bozabilir. Bu hasattan ne bekleyebilirsiniz? İlk yıl çok bir şey bekleyemezsiniz. 2000 kozadan yaklaşık yarım kilo ham ipek çıkar; ancak ipek böceği yetiştiriciliğinin size uygun olup olmadığını anlamak için bu yeterli bir miktardır . Kendi Araç Gerecinizi Yapın! İpek hasadının en güzel yanlarından biri de kozadan çıkan ipeğin evdeki makara benzeri basit aletlere dolanabilmesidir. 60 santimerekare ebatlarında koyu renkli iki parça mukavva, ufak bir sopa ve bir adet mandal işinizi görecektir. Mukavvaları ortasından merkezine doğru kesin, birbirinin içine getirin. Sonra bu sistemi döndürebilmek için mukavvaların altına ve üstüne mandal yerleştirin. Daha sonra kaynama sıcaklığında bir kap su hazırlayın. Kozaların bulunduğu kutunun içi koyu renkli olursa ipek tellerini daha rahat ayırt ebilirsiniz. Sonra 5 ila 8 adet kozayı suyun içine atın. En kaliteli ipekler sekiz tel kalınlığındadır, ancak beş tel kalınlığı da idare eder. İpek tellerinden oluşan bu bağ, neredeyse aynı çaptaki bir çelik çubukla aynı kuvvettedir. Birkaç dakika sonra, sıcak su kozanın etrafındaki yapışkan maddeyi çözer ve kozadan ufak teller çıktığını görürsünüz. Bir maşa yardımıyla bu telleri toplayın. Bir parmağınızla telin ucundan tutun, diğer elinizle de ipek tellerini mukavvya dolayın. Sona kadar sardıktan sonra ufak bir düğüm atarak geri çözülmeyi engelleyin. Yaklaşık 600-900 metre tel dolayacağınız için bu işe sabah erkenden başlamaya gayret edin. Ne kadar erken başlarsanız o kadar yol alırsınız. Dolayısıyla bu işi akşam saatlerinde yapmayın. Sonuna küçük dostlarınızın emeklerinin karşılığının şahane bir şekilde alırsınız. İpek lifi, herhangi bir liften daha hafiftir. Ancak insan saçından daha ince bir ipek lifi, çok esnektir ve herhangi bir esnemeden sonra ilk uzunluğuna geri döner. Çiftleşme ve Yeni Nesil Bu esnada ipek böceklerinin beslenip büyüdüğü kutuda Bombyx mori olarak da bilinen güveleri görürsünüz kısa süreliğine. Çinliler buna “Büyük Uyanış” diyorlar. Burada güve, bazik bir salya salgılayarak kozayı yumuşatır ve dışarı çıkar. Erkek güvenin kanatları orak biçimindedir. Güve kanat çırptıkça bu kanat nemliliğini yitirir ve kurur. Dişilerin gövdesinin alt kısmı daha geniştir. İki cinsiyet de uçma yeteneğine sahip değildir. Ancak dişiler birkaç santimetre hareket edebilirler. Güveler kendi başlarına besin tüketebilme kapasitesine sahip olmadıkları için çiftleşme ve yumurtlama kozadan çıktıktan sonra gerçekleşir. Kutunun altına peçete sermeyi unutmayın. Eğer güve yumurtasının kozanın içine bırakırsa o yumurtaları da toplayın. Son olarak da yumurtaları kavanozda saklamadan önce birkaç gün kurumalarını bekleyin. Çiftleşmeden birkaç gün sonra dişi ve erkek güveler ölür. Bu da ipek böceğinin hayat döngüsünü tamamladığı anlamına gelir. Haşhaş tanesi benzeri yumurtaları alın ve bir kavanoza koyun. Bu kavanozu da buzdolabının sebzelik bölümünde saklayın. Bir sonraki yıl da ipek böcekliği yapmaya karar verirseniz bu yumurtaları kullanacaksınız çünkü. İpek Böceği Yetiştiriciliği Kazancı Bu işten ortalama ne kadar kazanacağınızı bilmek istersiniz elbette. Bu işi, devletin desteklemiş olduğu herhangi bir üretim bölgesinde yaparsanız kazancınız bir hayli yüksek olabilir. Yumurtaları devlet desteğiyle temin edip kilogram başına 35-45 TL kazanabilirsiniz. 40 gün içinde hasadın tamamlandığını düşündüğümüzde ayda ortalama 150-200 kilo kadar ipek üretebilirsiniz. Bu da aylık kazancınızın 6 bin ila 8 bin TL arasında değişeceği gösterir. Ancak hatırı sayılır bir miktarda dut ağacınız ve birkaç yardımcınız yoksa çok kazanç beklemeyin. Sonuç olarak dut yaprağının dünyanın en güzel kumaşlarından biri haline gelmesine bire bir şahit olmak bile bu işi özel ve güzel kılmaya yeter. İlginizi çekebilir Tarım ve Hayvancılıkla İlgili Kazançlı İş Fikirleri Yetiştirebileceğiniz En Karlı Tarım Ürünleri
Asitane Vakfı Konservasyon ve Restorasyon Merkezi'nde, keten bitkisi, dut ağacı kabuğu ve ipek ham maddesinden üretilen el yapımı kağıtların, hem bu geleneksel yöntemi geleceğe taşıması hem de ekonomiye katkı sunması hedefleniyor. Eski çağlarda yazı yazmak için kullanılan taş ve kemikler, madenler, tahta levhalar, fildişi yüzeyler, ağaç kabukları, yapraklar, kumaşlar ve deri yüzeyler, milattan sonra Çin'de selüloz kağıdının yapılmasıyla form değiştirdi. Yüzyıllar içerisinde, matbaanın icadı ve fabrikasyon üretime geçilmesiyle kullanımı yaygınlaşan kağıt yapımının geleneksel yöntemi ise ustalarınca sürdürülmeye çalışılıyor. Asitane Vakfı Konservasyon ve Restorasyon Merkezi bünyesindeki el yapımı kağıt atölyesinde de geleneksel kağıt yapımı gelecek nesillere aktarılıyor. Merkezin, Türkiye'de el yapımı kağıt üretimine yönelik eğitim veren ilk atölyesinde, keten bitkisi, dut ağacı kabuğu ve ipek, çeşitli aşamalardan geçirilerek kağıt haline getiriliyor. Ham maddelerin kağıda dönüşme süreci Kurutulmuş keten bitkisinin liflerinden üretilen kağıdın yapım aşamasında, ilk olarak bağ halindeki keten lifler, kağıt üzerinde temiz bir görüntü elde etmek için içerisindeki yabancı maddelerden temizleniyor. Daha sonra uygun boyutlarda kesilen lifler saf suda bekletilip arındırılarak kazana alınıyor ve kül-kireç kaymağı eklenerek kaynatılıyor. Kaynatılan ketenler, büyük taş dibekte uzun süre tokmakla dövülerek hamur haline getiriliyor. Keten hamuru ezildiği için birbirine geçen lifler, su ile kabartılıp açılıyor. Kağıt formu verilmek üzere saf su ve bağlayıcılığı sağlayacak malzemeler eklenen havuza alınan kağıt hamuru, liflerin açılabilmesi için bir kez de havuz içinde karıştırılıyor. Artık tüm aşamaları tamamlanan kağıt, elek yardımıyla istenilen kalınlıkta havuzdan alınıyor. Son aşamada, elekten ayrılması sağlanan kağıt, kumaş üzerine serilip üst üste istiflenerek ya da düz bir zemine yapıştırılarak kurumaya bırakılıyor. Dut ham maddesinin kağıda dönüşümü ise ağacının kesilen dallarının bir süre suda bekletilerek yumuşatılması ve ardından uygun boyutlara getirilip kabuğunun kolayca ayrılması için haşlanmasıyla başlıyor. Haşlanan dalların kabukları ayrılıyor ve çeşitli yöntemlerle kabuğun dış tarafındaki odunsu katman ayrılarak içindeki lifler alınıyor. Bu lifler kül-kireç kaymağında kaynatılıp, belirli ölçülerde kesildikten sonra uzun süre havanda dövülüyor. İpek de ham olarak elde edilmesinin ardından, ince boyutlarda kesilerek kaynamaya bırakılıyor. Saf su ile kaynatılan ipek üzerine dut lifi de eklenerek uzun süre dibekte dövülüyor. Bu aşamalardan sonra, dut ağacı kabuğu ve ipek ham maddeleri de ketendeki gibi aynı işlemlerden geçirilerek, kağıt formunu alıyor. El emeğiyle hazırlanan kağıtları renklendirme işlemindeyse bitkilerin kaynatılması ile elde edilen kök boyalar ve kumaş boyaları kullanılıyor. Atölyede Asitane Kağıt Asika markasıyla üretilen kağıtların, dünyada tanınır hale gelmesi hedefleniyor. Üretilen kağıtların sanatın farklı alanlarında kullanılması amaçlanıyor Asitane Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hasibe Turan, vakıf olarak kağıtla tanışma süreçlerinin, eski eserlere layık oldukları değerleri vermek, onları iyileştirmek ve geleceğe taşımak için 2016'da Konservasyon ve Restorasyon Merkezi'ni kurmalarıyla başladığını ifade etti. Turan, el yapımı kağıt atölyesini, Japonya, Çin, Semerkant, Nepal ve Hindistan'da üretilen el yapımı kağıtların Türkiye'de üretilmesi düşüncesinden hareketle Düzce Kağıt Atölyesi Kurucusu İbrahim Sami Özen'in rehberliğinde kurduklarını, çeşitli üniversiteler ve Türkiye'deki kağıt yapımı ustalarıyla da iş birlikleri yaptıklarını anlattı. El yapımı kağıt atölyesine katılan öğrencilerin, bunu "iş" olarak yapmayı talep eder hale gelmelerini istediklerini belirten Turan, "Bu işi öğrenmek, geliştirmek isteyenlerle uzun soluklu çalışıyoruz. Öğrencilerimizi teşvik ediyoruz. Evlerinde küçük bir köşede, odalarında ya da balkonda bir kağıt atölyesi oluşturarak kendilerini geliştirebilir, deneyimlerini artırabilir ve el yapımı kağıtları farklı bir kulvara taşıyabilirler. Hatta kendilerine rahatlıkla gelir kaynağı oluşturabilirler." değerlendirmesinde bulundu. Hasibe Turan, "Keten, dut ve ipekten ürettiğimiz kağıtlarımızı hat sanatlarımızda, hediyelik paketlerde kullanmak, çeşitli, 'fantastik' denebilecek kağıtları üreterek farklı alanlarda çoğaltmak, hem ekonomimize katkı sunmak hem de farklı materyaller elde ederek sanata hizmet vermek istiyoruz." dedi. Hedef, yerli ve milli kağıt üretimi Kağıdın yapım aşamalarıyla ruha haz verdiğini, sevgi ve istek varsa atölyenin kişiye iyi gelen bir yönü bulunduğunu belirten Turan, Türkiye'de böyle bir alan olmadığı için gençlere bunu bir iş ve gelir kaynağına dönüştürmelerini tavsiye ettiğini söyledi. Turan, vakfın henüz Ar-Ge aşamasında olan kağıt üretimiyle ilgili hedeflerine ilişkin şöyle konuştu "Bütün kağıtlarımız Osmanlı döneminden beri yurt dışından geliyor. Hat, ebru, tezhip gibi aklınıza gelebilecek her sanat eserinin malzemesi yurt dışından geliyor. Türkiye'nin yerli ve milli üretimine katkı sağlayacak sanat malzemeleri üretme bilincini veren, bu farkındalığı oluşturan bir vakıf olarak kendimize de bir gelir kaynağı oluşturmayı düşünüyoruz. Ar-Ge'yi sonuçlandırmadan, akademik raporlandırma, sertifikasyon ve patent oluşturmadan satışa çıkmayı düşünmüyoruz. Şu anda Asika'nın patentini aldık. O patent üzerinden çeşitli üniversitelerle iş birliğine girip, Ar-Ge çalışmamızı geliştirerek, yerli ve milli kağıdımız ile malzemelerimizi üreterek gururla çalışmalarımıza devam edeceğiz." Hasibe Turan, el yapımı kağıt üretimini geleneksel yapının dışına çıkarmayı asla istemediklerini, fakat seri üretim için ham maddeyi döven, kesen, kaynatan ve suyunu süzen aletler gerektiğini, bu kapsamda, el yapımı özelliğini de muhafaza edecek mekanik bir sistemin alt yapısını oluşturmaya çalıştıklarını dile getirdi. Planladıkları gibi gitmesi halinde, kağıt yapımının kadınlar ve gençlere istihdam alanı oluşturacağını belirten Turan, 50-60 yaş üstünün de atölyede kendilerine ikinci bir istihdam alanı bulabileceklerini söyledi. Şu anda hat ve tezhip hocalarına ürettikleri kağıtları denettiklerini, üzerlerinde yazı, resim, tezhip ve minyatür çalışmaları yapıldığını aktaran Turan, kağıtların sulu, pastel ve yağlı boya ile fotoğraf baskısı için de tercih edilebileceğini kaydetti. Sanat için kullanılacak kağıtlar "aharlama" ve "mühreleme" işlemlerinden geçiriliyor Vakfın Konservatör ve Restoratörü Şule Alabacak, sergilenmek üzere hazırladıkları kağıtları çok fazla işleme maruz bırakmadıklarını fakat sanatın farklı alanlarında kullanılacak olanları "aharlama" ve "mühreleme" işlemlerinden geçirdiklerini anlattı. "Aharlama" aşamasında yumurta ve şap ile hazırlanmış zamk şeklindeki sıvı maddenin katman oluşturmak üzere kağıda sürüldüğünü, daha sonra kağıdın kurumaya bırakıldığını aktaran Alabacak, "cam", "böcek" ve "akik" gibi çeşitli türleri bulunan "mühreleme" işleminde ise kağıdın taş yardımıyla parlatılıp düzleştirilerek dayanıklılığının artırıldığını, bu sayede kağıdın mürekkep tutar, üzerinde uygulama yapılır hale geldiğini ifade etti. Konservasyonda kullandıkları ve "Japon kağıdı" diye bilinen kağıtların yurt dışından ithal edildiğini belirten Alabacak, "Atölyemizde bu kağıtları yerel üretim halinde halka sunmak istiyoruz. Bitkilerden yapılan çeşitli türleri var. Tül gibi kağıtlar var. Bunları kağıt tümlemede ya da tablodaki boya tabakasını sabitlemede kullanıyoruz. Bu kağıtların üretiminin ülkemizde yapılması artı değer olacaktır." şeklinde konuştu. Kağıt üretiminin "meşakkatli" bir süreç olduğunu söyleyen Alabacak, "Hem zaman veriyorsunuz hem kendinizden bir parça katıyorsunuz hem bir şeyler öğreniyorsunuz. Bu çok da güzel bir süreç." ifadelerini kullandı. AA .
İstanbul'dan memleketi Tunceli'nin Hozat ilçesine dönen 42 yaşındaki Nursen Kankotan, ailesine ait 120 dönüm atıl arazide, Türkiyenin en büyük ipek böceği üretim tesisini kurmak için 15 bin dut ağacı fidanı yol ve sulama projesi desteği ile diktiği dut fidanlarından bir yıl sonra yaprak alarak ipek böceği üretmeye başlayacak olan Kankotan, üretimini 5 yılda kademeli olarak artırarak Türkiye'nin koza üretiminin yüzde 8'ini karşılamayı Kaymakamı Hüseyin Çam, gazetecilere yaptığı açıklamada, ilçenin tarım ile ön plana çıkma potansiyeline sahip 7 bin 500 nüfuslu bir yer olduğunu işsizliğin çözülebilmesi için Hozat'ı bir tarım üssü haline getirme çabası içinde olduklarını ifade eden Çam, özellikle belli ürünlerde Hozat'ı marka yapmak istediklerini ilçesinde 2016 yılında yaklaşık 200 dönüm alanda nohut üretimi yapıldığını, bu rakamın desteklemelerle 2018 yılında 7 bin dönüme çıkarıldığını söyleyen Çam, elde edilen ürünün de 15 tondan 450 tonun üzerine çıkarıldığını, bu yıl da üretim alanını 10 bin dönümün üzerine çıkararak 750 ton ürün almayı hedeflediklerini ilçesinde vatandaşların organik tarım yapmaya başladığını belirten Çam, en önemli eksiklerinin üretimlerin pazarlanması ve markalaşma sorunu olduğunu belirterek, "İnşallah kurduğumuz kooperatifler vasıtasıyla markalaşma sorunumuz da tüm Türkiye'ye reklamlarımız ve özellikle Hozatlı olup da dışarıda yaşayan vatandaşlarımızın Hozat'a ve ürünlerine sahip çıkmasıyla bu markalaşma, ulaşılabilirlik sorununu aşacağımıza canı gönülden inanıyorum." dedi."Türkiye'nin en büyük ipek böceği dut bahçesi Hozat ilçesinde"Kaymakamlık olarak bir tek ürün üzerine değil çeşitli ürünler üzerine desteklemeler yaptıklarını vurgulayan Çam, şunları söyledi "Burada bir bayan üreticimizle Hozat'ta ipek böcekçiliği üzerine bir çalışma içine girdik. Şu anda Hozat ilçemizin Akpınar köyünde Türkiye'nin en büyük ipek böcekçiliği dut bahçesini oluşturduk. 124 dönüm üzerine 15 bin dut fidanının toprakla buluşturulmasıyla gerçekleştirilen bu bahçemizi biz mayıs ayı sonu itibariyle faaliyete geçirdik. İnşallah 2 yıl sonra bu bahçeden üretim elde edilmesiyle birlikte Türkiye'nin en büyük ipek böcekçiliği üretiminin gerçekleşeceği ilçe Hozat olacaktır. Türkiye'nin en büyük dut bahçesi bu zamana kadar Manisa'nın Gördes ilçesindeydi. Ancak bundan sonra, 'Hozat Türkiye'nin en büyük bahçesine sahip ilçe' diyeceğiz.""Bir belgesel izledi ipek böceği üretme kararı aldı"Üretici Nursen Kankotan da köylü bir ailenin çocuğu olarak ailesinin iş imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle Hozat'tan göç ettiğini büyükşehirlerde sıkıldığını ve üretime dahil olmak için adımlar atmaya başladığını anlatan Kankotan, kendisinde bu doğrultuda memleketine üretim yapmak için döndüğünü hayalini gerçekleştireceğini belirten Kankotan, "Bir gün ipek böcekçiliğiyle ilgili bir belgesel izledim. Orada insanların geleneksel yöntemlerle evlerinde bir odada, kapalı bir alanda ipek böcekçiliği yaptığını ve bundan da büyük keyif aldığını izledim, kazanç elde ettiklerini de gördüm. Neden böyle bir şey yapmayalım bizde, fakat biraz daha büyük çaplı diye yola çıktık. Yaptığımız iş evet biraz büyük oldu. Umarım bunu ilerletip ülke ekonomisine katkıda bulunacağız. diye 120 dönümlük arazisine 15 bin dut fidanı dikerek çalışma başlattıklarına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü "Şu anda diktiğimiz dut fidanları aşısız fakat bunlar bir yıl sonra ipek böcekçiliğine yönelik aşılanarak yaprak veriminin yüksek olmasını sağlayacağız. Aynı zamanda burada 2 bin 500 metrekare kapalı alan yapacağız çünkü bu bahçenin kapasitesi çok yüksek olacak. 2 bin 500 metrekare bir kapalı alan yapıp ipek böceklerini orada besleyeceğiz. Bu kadar dağların arasında bir alanı seçmemizin nedeni steril bir ortam sağlamak. Çünkü ipek böcekleri sigara ve parfüm kokuları da dahil bütün yapay kokulardan etkilenen bir canlı. O nedenle tarım ilaçlarından, egzozdan uzak bir alan belirledik."Bir yıl sonra ağaçlardan yaprak alabileceklerini ve üretime başlayabileceklerini, 5 yıl sonra da maksimum kapasiteye ulaşacaklarını anlatan Kankotan, "Burası Türkiye'nin en büyük kapama dut bahçesi diye tabir edilen bir bahçe olacak. Türkiye'deki koza üretiminin yüzde 8'ine tekabül edecek buradaki üretimimiz. Biraz hassas olduğu için birden bire üretimi yükseltmeyeceğiz, kademeli olarak yükseltip maksimum verime ulaşmayı hedefliyoruz." ifadelerini ilk etapta 500 bin liralık bir yatırım yaparak başladıkları projenin tamamlandığında 2 milyon liraya ulaşacağını ve yaklaşık 120 kişiye iş imkanı sağlanacağını sözlerine ekledi. İstanbul Tunceli Türkiye Hozat Güncel Haberler
ipek böceği için dut ağacı